Skip to main content

Datacenter servis kalitesi anlaşması SLA nedir?

SLA(Hizmet-Servis kalitesi anlaşması ve seviyeleri) bir hizmet, servis almak istediğinizde satın aldığınız hizmetlerin çalışma şeklini, servisi satan şirketin size hizmet verme süreçlerini ve yapısını belirleyen anlaşmadır. Bu anlaşma hizmetin nasıl sağlanacağını ve sorumlulukları belirler.

Örnek olarak ekmek fırınından ekmek satın aldığınızda sağlanan SLA kabaca kullanılan un kalitesi, ekmeğin ağırlığı, temizliği şeklindedir. Eğer 200 Gram olması gereken anlaşma yaptıktan sonra size 100 Gram ekmek satılıyorsa bu haksızlıktır, hakkınızı yasal mecralarda aramanız ve sorunu çözmeniz oldukça kolaydır. Datacenter hizmetlerinde bu durum çok güzel bir örnektir. Genelde ülkemiz müşteri kitlesi ucuz hizmeti tercih etmektedir ve 100 Gramlık ekmek parası ödeyerek 200 Gramlık ekmek talep eder.

Servis-Hizmet kalitesi Ekmek üretmek gibi bir işlemde çok basittir ama önemlidir. Datacenter, hosting servislerinde ise bu çok daha fazla önemlidir. Elektrik ve Internet sistemlerinde arıza olmaması İMKANSIZDIR. Arıza olmayacağını düşünmek en büyük hatadır. Bu nedenle arıza durumlarını şekillendiren, sorun olduğunda süreçleri yönetmek için TIER, ISO, TSE sertifikasyonları önem kazanır. Bu sertifikasyona göre üretilen hizmet kalitesi anlaşması ortaya çıkartılır.

Datacenter, Hosting, Cloud gibi hizmetlerdeki SLA söylediğim gibi ekmek örneğindekinden biraz daha detaylıdır. Fakat yıllar içinde bu detaylar sadeleştirilmiş ve basitleştirilmiştir. Uzuun uzadıya olabilecek arıza ve problem listeleri olabildiğince kısaltılmıştır. Bu yapılarda SLA kesinti süreleri ile ölçülür.

Örnek olarak SLA %99,5 dediğimizde hizmetin 1 yıl içerisinde ne kadar süre arıza yapabileceği belirtilir.

SLA üzerinde kesinti süreleri ne olabilir?

%99.5 kabaca yılda 40 saatlik kesinti
%99.74 kabaca yılda 22-23 saatlik kesinti (TIER 2 Datacenter)
%99.98 kabaca yılda 2 saatlik kesinti (TIER 3 Datacenter)
%99.995 kabaca yılda 30-45 dakikalik kesinti (TIER 4 Datacenter)

diye düşünebilirsiniz.

Bu kesinti elektrik, network, destek verme süreçleri olarak ayrı ayrı da sağlanabilir.

Dikkat ederseniz %100 garanti teknik olarak mümkün değildir ve teknoloji hizmetlerinde bu garantiler yukarıdaki TIER 2-3-4 olarak belirtilir.

Peki neden herkes TIER 4 datacenter yapmıyor? 

Cevap çok basit, maliyetler! Maliyetler konusunda parametreler marka model ve uygulama mecrasına göre değişmekle beraber orantılar kabaca aşağıdaki gibidir.

TIER 1 datacenter maliyeti 300 TL
TIER 2 datacenter maliyeti 1000 TL
TIER 3 datacenter maliyeti 2700 TL
TIER 4 datacenter maliyeti 5100 TL

Dikkat ederseniz arada uçurumlar olduğunu göreceksiniz. Maliyet artışının sebebi yukarıda belirttiğim kesinti ihtimallerini aşağı çekebilmek için kullanılan farklı model ve cihazlardır.

Peki neden müşteriler TIER 3 veya TIER 4 satın almıyor?

Cevap yine çok basit, müşteriler ucuz hizmeti talep ederler. Datacenter şirketleride bu talepler sebebi ile TIER 1 veya TIER 2 servis sunarlar. Yani kalite kurallarını MÜŞTERİLER BELİRLER! Ucuz hizmet talebi yüksek arıza ihtimaline neden olur. Hiç bir şirket faturasını ödemek istemediğiniz hizmeti size sağlayamaz.

Türkiye içerisindeki Datacenter Yatırımları

Ülkemizde aktif servis sağlayan şirketler genelde TIER 1.5 yapısındadır. Tabi ki böyle bir standart yok, yine maliyet yapısından ötürü eksik ekipmanlar ve mühendislik hataları ile TIER 2 olmayan yapılar ağırlıktadır. Büyük mecralar TIER 2 ve TIER 3 yapısına yatırım yaparak müşterilerine seçenek sunarlar.

Gerçek anlamda TIER 3 olarak yatırımı yapılmış datacenter sayısı 3-4 adettir.  Bu noktada bazı verimerkezleri TIER 3 onaylı olduklarını söyleselerde aslında sadece TIER 3 mühendislik danışmanlığı alarak yatırımı TIER 3 yapmadan üretim yaparlar. Bu nedenle TIER 3 olduğunu iddia eden şirketlerden mutlaka ama mutlaka onaylı lisanslı mühendislik dökümanlarını talep ederek kontrol etmenizi öneririm.

TIER 4 olarak hizmet veren bir mecra ülkemizde henüz bulunmamaktadır. (Nisan 2018)

TIER seviyeleri, SLA anlaşmaları, ISO ve TSE standartları

Ülkemizde TSE standartları ve pek çok şirket tarafından kullanılan ISO sertifikasyonları genelde paralellik gösterir. Örnek olarak ISO 22301 İş sürekliliği standartı için gereksinimler sadece TIER 3 ile sağlanabilmektedir.

Hizmet aldığınız şirketin standartları nelerdir?

Bu konuda hizmet aldığınız şirketin standartlarını talep ederek bilgi alabilirsiniz. Aldığınız bilgileri yukarıda belirttiğim parametreler ile karşılaştırabilirsiniz. Fakat gerçek ve tam onay için mutlaka uzman bir danışman kuruluştan hizmet alarak size hizmet sağlayan şirketlerin durumlarını incelemeniz şarttır. Özellikle ülkemizde TIER 2 olarak sunulan hizmetlerin gerçekten TIER 2 olmadığı, TIER 3 olarak anlatılanların TIER 3 ile alakası olmadığını görebilirsiniz.

 

Yukarıda belirttiğim detaylar 15 yıllık verimerkezi, 20 yıllık hosting servisi sağlamamdan ötürü kazandığımız deneyimlerin sonucudur. Eksik veya yanlış olduğunu düşündüğünüz noktaları için bana ulaşabilirsiniz.

Başarılı Bir Girişim Stratejisi Oluşturmanın 3 Adımı

Bulut Bilişimin Geleceği
Başarılı Bir Girişim Stratejisi Oluşturmak

Girişim dünyasına adım atmaya hazırlanan adayların birçoğu omuzlarına çok fazla sorumluluk bineceğini ve yapılması gereken tonlarca işi düşünürken hissettikleri baskı yüzünden uykularından oluyor. Girişimcilik serüveninde başarıya ulaşmak için gerçekleştirilecek çok sayıda aşama olduğunu kabul etmek gerek. Bugün değilse bile yarın mutlaka sorumluluklarla yüzleşilecek ve girişim fikrinin hayata geçmesi için olabilecek en hızlı şekilde aksiyon alınacak. Ancak aciliyet duygusu birçok konuda olduğu gibi girişimlerde de büyük hatalar yapmaya neden olabiliyor. Ben hatalardan kaçmak yerine ders almayı savunuyorum, fakat göz göre göre hata yapmak da startup’ı gerçekleştirmek adına çıkılan yoldan sapmanıza neden olabiliyor.

Virajları ve engebeleri olan girişim yolunda her şey rağmen istikrarlı bir şekilde ilerleyebilmek için belli bir stratejiye göre hareket etmek gerektiğine inanıyorum. Hata payını en aza indirmeyi sağlayacak bu plan, girişimin geliştirme sürecinde önemli noktaları gözden kaçırmayı da önleyebilir. Eğer siz de girişim fikrinizi hayata geçirirken başarılı olmak istiyorsanız, derin bir nefes alın ve sadece mantığınızı yanınıza alarak 3 adımda stratejinizi oluşturmaya başlayın.

Devamını Oku

TCKimlik Veritabanı, Emniyet Genel Müdürlüğü Veritabanı… kısacası tüm önemli verilerimiz…

Hack!
Hack!

15 Şubat günü Twitter üzerinde ülkemizin tüm kimlik bilgilerinin veritabanın çalındığı ve internet üzerinden yayıldığına dair haberler, mesajlar görmeye başladık. Merak bu, neymiş diye eğitim amaçlı olarak göz atmak istedim. Bu yazıda 3-4 farklı konuda yorum yapmaya çalışacağım. Ama en çok üzüldüğüm verilerin çalınmasından öte çalınan verilerin ne kadar düşük seviye yazılımcıların elinden çıkan uygulamalar ile ayağa düşmüş olduğu. Mysql veritabanındaki verileri şifrelerken zahmet etmeye uğraşmamış ve çok düşük seviyeli düzenlemeler ile gizliliğe çalışmışlar. İleride değineceğim bu konuya.

Öncelikle web sitesi üzerinden bir link ile 2-3 Gbyte boyutlarında bir dosya indirmek zorundaydım. İndirdikten sonra açtığımızda 25 Gbyte civarında bir dosyaya dönüşüyor. Dosyayı açtığınızda Windows işletim sistemi üzerinde çalışması için tasarlanmış bir yazılım ile verilerin saklandığı dosyaları görüyorsunuz.

Hack!Her kafası biraz çalışan Türk insanı gibi bende programın içeriğinden emin olmadığım için uygulamayı kendi bilgisayarıma indirerek Trojan vs gibi bir sorun ile uğraşmamak için yurtdışında ücretsiz bir sanal sunucu sağlayıcısından windows tabanlı cloud hizmeti açtım ve dosyaları bu sanal bir sistem üzerine indirdim. Sanal sistemde herhangi bir güvenlik uygulaması çalıştırmadan gereken eksikleri tamamlayarak uygulamayı açtım. Herkesin bahsettiği gibi 2010 yılı ve öncesine ait tüm vatandaşlara ait bilgilere erişebilir durumda oluyorsunuz. Anladığım kadarı ile bu uygulama zaten piyasada 2010 yılından bugüne çeşitli istihbarat araçlarından biri olarak dağıtılmış durumda. Yani verilerimizi çalan arkadaşlar yetinmemiş birde bunu bolca kopyalar halinde satmışlar.

Şimdi gelelim bence acı olan durumlara…

Devamını Oku

Ddos saldırısından öğrenmemiz gerekenler

Geçen hafta yaşanan Ddos saldırılarının hedefi sırasıyla ülkemizin sahip olduğu .tr alan adı kökünün yöneticisi ODTÜ ve ardından köklü bankalarımız oldu. Yıllardır .tr alan adı ticareti üzerinden 400 bin den farklı alan adı sağlamış ve kabaca yıllık 10 milyon TL üzerinde bir gelire sahip. Odtü’nün bu stratejik önemi Türk İnternet Dünyasının en riskli varlığı olduğunu gösterdi. .TR alan adı cevap vermezse tüm Türk siteleri ulaşılamaz oluyor.

Peki Bankalarımız? Geçen hafta yaşanan saldırıların 2. dalgasında ülkemizin büyük bankaları hedef oldular. Bir kaç gün devam eden saldırı süresinde erişilemez duruma geldiler. ATM cihazları, Pos sistemleri çalışmadı. Pek çok elektronik ticaret mecrasının sanal pos sistemleride bu sorundan etkilendi ve neredeyse tahsilat yapılamaz duruma gelindi. Ticaret hayatı büyük oranda aksadı.

Saldırılar ne zaman başladı? 

Aslında saldırılar yıllardır var, fakat 14 aralıkta ilk defa gerçek iş hayatını bu oranda etkiledi ve gündem haline geldi. Bu konu gündemi meşgul ederken sadece siber saldırıların gerçek ekonomiye olan etkisinden değil dijital ekonominin gerçek ekonomiye olan etkisinden de bahsetmemiz gerekiyor.

Bir web sitesinin çalışması, bir mobil uygulamanın çalışabilmesi için hizmet almak zorunda olduğunuz  Telekomünikasyon hizmetlerinin alt yapı bölümünde kesin olmayan cirosu yaklaşık 250 Milyon TL dir. Geleneksel ticaret ve sanayi boyutlarını düşünürsek oldukça ufak görünüyor. Rakamın ufaklığı sebebiyle hükümet programında hiç bir zaman stratejik olarak yer almayan ve riskli varlık olarak görünmeyen bu sektörün aslında ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görmüş oluyoruz.

Devamını Oku

Datacenter işinin Türkiye ile sınavı

Datacenter Tasarımı
Datacenter Tasarımı

2004 yılında Hosting işi için kurduğum, sonrasında gelişmeleri takip etmek zorunda kalarak Datacenter, Cloud, CDN gibi alanlara da giriş yaptığım şirketimi 2013 yılında dünyanın en büyük 2. Datacenter işletmecisine sattım. Bu süreç sonrasında 15 ay yönetici olarak görev yaptım ve sonrasında fikir ayrılıkları sebebi ile ‘kovuldum’. Sonrasında pek çok sektörde şimdilik 15 ten fazla şirkete yatırımcı olarak hayatıma devam etmeye karar verdim. Bu noktada para kazanmak ama nasıl? başlıklı yazımı okumanızı tavsiye ederim. Birazdan sizinle paylaşacaklarım Ülkemizin Datacenter sektörü ile imtihanı hakkındaki kişisel yorumlarımdır. Örnekler ile anlatmaya çalışacağım konular tamamen hayal ürünü olup kişi veya kurumlar ile alakası yoktur.

Kişisel olarak ülkemiz içerisinde bir verimerkezinde ortak olmuş fakat aktif rol üstlenmemekteyim. Yurtdışında ise Amerika ve İngiltere merkezli yabancı bir Cloud şirketine ortak durumdayım. Buna ek olarak Cloud, CDN, Hosting, Datacenter, Dedicated Server gibi servislerin yönetimini sağlayan bir yazılım şirketinde de yatırımcı durumundayım.

Devamını Oku

Cirrus vs Cessna? (Pilot Olmak 3 – Sivil Pilot Deneyimlerim)

Cirrus SR22
Cirrus SR22

Öncelikle konuya hakim olmayanlar için çok basit olarak her 2 marka hakkında bilgi vermek istiyorum. Bu bilgilerin tamamı kendi kişisel yorumum olup her 2 modelide severek izlediğimizi bilmenizi isterim. Ama muhtemelen ilk uçağım Cirrus olacak diye eklemezsem haksızlık etmiş olurum 🙂

Cessna, 1927 yılında kurulmuş bir Amerikan şirketi, 1967 yılı sonrasında çift motorlu uçak üretmeye başlıyorlar, sonrasında dünyanın en hızlı sivil uçağı olan Jet uçağını üretiyorlar. Şuanda özel pilotluk eğitimlerinde kullanılan en yaygın uçak üreticisi ve genelde 30-40 yaşındaki uçaklar ile eğitimler veriliyor.

Cessna 152
Cessna 152

Cirrus, Cessna’ya nazaran genç bir şirket tam geçmişini bulamadım fakat 1990 ve sonrasında kurulmuş olduğunu düşünüyorum. Bu tür uçaklarda işin Tesla’sı yada Apple’ı gibi takılıyorlar ve genelde tasarım, hız, performans gibi değerlerine emek harcayarak bu işi biraz moda gibi yönetiyorlar.

Devamını Oku

Test uçuşu 2 (Pilot Olmak 2 – Sivil Pilot Deneyimlerim)

Monarch Sky
Monarch Sky

İlk test uçuşumdan 1 ay sonra bir iş gezisi sırasında Amerika Birleşik Devletleri, Nevada’ya yolum düştü. Nevada dediğime bakmayın, bildiğiniz Vegas. Gitmeden önce bölgedeki uçuş okullarını inceleyerek farklı uçaklarla test uçuşu yapabilmek için fırsatları incelemeye çalıştım.

Araştırmalarda en farklı model uçağa sahip Monarch Sky firması ile anlaştım. Firma Vegas merkezine çok yakın yerel ve daha çok özel jetler için kullanılan bir hava alanında faaliyet gösteriyor ve pist oldukça müsait olduğu için hiç beklemeden kalkıp inebiliyorsunuz. Ayrıca hava sahası olarak ticari uçuşların dışında kaldığı için eğitim amaçlı oldukça mantıklı bir seçimdi.

Devamını Oku

Girişimcilik Ekosisteminin Lokomotifleri: Kuluçka Merkezleri ve Girişim Hızlandırıcı Programlar

Kuluçka Merkezleri
Kuluçka Merkezleri

Business Incubation olarak bilinen ve girişim fikirlerinin, projelerin hayata geçirilmesi için maddi ve manevi destekler sunan, bir türlü iş geliştirme merkezi olarak adlandırabileceğimiz kuluçka merkezleri ve girişim hızlandırıcı programlar girişimcilik ekosisteminin olmazsa olmazları arasında yer alıyor.
Kuluçka merkezlerinin sağladığı fayda, girişimleri doğru şekilde yönlendirerek girişimcilere rehberlik etmek olarak biliniyor. Ancak bu merkezlerin rehberliği sonucu finansal olarak güçlü şirketlerin ortaya çıkması makro düzeyde ülke ekonomisine de önemli katkılar sağlıyor.
Peki, girişimler hangi aşamada kuluçka merkezlerine başvurabilir? Bu merkezler hangi konularda işinize yarayabilir? Gelin bu sorulara birlikte cevap arayalım…

Devamını Oku

Girişimler Ağaçta Yetişmez

Kuluçka Merkezi
Kuluçka Merkezi

Türkiye’de girişimcilik kavramına verilen önemin artmaya başladığını görmek zor değil. Eski zamanlara göre çok daha fazla girişimci hemen her sektördeki yeni fikir ve bakış açılarıyla karşımıza çıkıyorlar. Aynı esnada da bir yandan kamu, diğer yandan özel sektör bu girişimcileri desteklemek için özel programlar oluşturuyorlar.
Eskiden de benzer programlar vardı ama son zamanlarda ülke çapında girişimcilikle ilgili bilgi birikimin artması bu programların artık daha etkili sonuçlara dönüşmesini sağlıyor. Üstelik daha önceden genellikle sadece daha ileri dönemlerdeki şirketlere verilen destekler çokken artık erken aşama girişimcilerin de çeşitli desteklere ulaşmaları mümkün oluyor.
Zaten benim de kişisel olarak en çok önem verdiğim kısım bu girişimlerin erken aşamaları. Girişimlerin henüz olgunlaşmadan önce duydukları ihtiyaçlar o kadar fazla ve bu ihtiyaçlar o kadar kritik ki. Dünya çapına ulaşabilecek bir girişimin kaderi büyük oranda bu dönemde çiziliyor.
Bu noktada da girişimlerin en çok ihtiyaç duydukları bu temel konularda destek veren kuluçka merkezleri büyük önem taşıyor.
ABD’de yapılan bir seçilen bir grup yeni girişim üzerinde yapılan bir araştırma, kuluçka merkezi desteği almayan girişimlerde hayatta kalma oranının yüzde 40’lar civarında olduğunu gösteriyor. Kuluçka merkezi desteğine sahip yeni girişimlerde ise bu oran yüzde 87’ye ulaşıyor. Yani kaba bir hesapla kuluçka merkezi en kırılgan dönemindeki girişimlerin ayakta kalabilme ihtimallerini iki katına yakın oranda artırıyor.
Kuluçka merkezlerinin girişimler açısından neden bu kadar önemli olduğunu da bilmekte fayda var. İşte kuluçka merkezlerinin girişimlerin gelişiminde fark yaratan en önemli araçlardan biri olmalarının başlıca nedenleri…
Devamını Oku

Yatırımcılar Girişimcilerde Hangi Özellikleri Görmek İster?

Yatırımcılar Ne Görmek İster?
Yatırımcılar Ne Görmek İster?

Yatırımcıların hangi sektöre ve girişime yatırım yapacaklarına karar vermesi kimi zaman göründüğünden daha zor olabiliyor. Tıpkı girişimcilerin yatırım alma konusundaki çalışmaları gibi yatırımcılar da doğru girişimi belirleyebilmek için çeşitli çalışmalar yapıyor, farklı noktaları değerlendiriyor.

Bu anlamda yatırım kararlarını etkileyen faktörler arasında; girişimin vadettiği başarı ve sahip olduğu potansiyel kadar, girişimcinin istekliliği, tutkusu ve çalışmaları da yer alıyor. Hatta gözlemlerime dayanarak, pek çok yatırımcının, girişimin kendisinden çok girişimcinin kendini nasıl anlattığına dikkat ettiğini söyleyebilirim. Çünkü bir girişim fikrinin potansiyeli kadar o girişimi geliştirecek ve karlı hale getirecek olan girişimcinin yönetim yeterliliği de son derece önemli.

Peki, bir girişimci olarak kendinizi doğru anlatmak ve yatırımcıyı ikna etmek için her türlü stratejiyi denerken, potansiyel yatırımcınızın aklından neler geçiriyor? Yatırımcılar, girişimcilerde hangi özellikleri arıyor?

Devamını Oku

Girişimciliğe Soyunanlara İş Dünyası Hakkında Öneriler

İş Dünyası Hakkında Öneriler
İş Dünyası Hakkında Öneriler

Girişimciliğe yeni adım atanların ilk karşılaştıkları zorluk genellikle iş yükü oluyor. Özellikle girişimciliğe atılana kadar yönetici ya da herhangi bir firmanın çalışanı olarak iş hayatını sürdüren kişiler, kendi işlerini kurmaya karar verdiklerinde her zamankinden farklı bir iş temposuyla karşılaşıyor.

Birçok konuda yapmaları gereken pek çok çalışma olduğunu gören girişimciler verimlilik ve zaman yönetimi konusunda problem yaşamamak için günlük, haftalık ve aylık çalışma planı yapabilir. Bu anlamda girişimcilerin bazı işleri birlikte çalıştıkları kişilere ya da konunun uzmanlarına delege etmesi de faydalı olabilir. Ancak yine de sıfırdan bir iş kurmak ve onu başarılı hale getirmek uzun bir süreç. Bu süreçte verimlilik konusunda iş hayatını planlayacak bazı önerilere ihtiyaç duyulabilir.

Ben de gözlemlerimden yola çıkarak girişimciliğe yeni adım atanların günlük iş hayatını daha düzenli ve verimli hale getirecek ipuçlarını bir araya getirdim…

Devamını Oku

Girişimcilerin Duydukları Anda Unutmaları Gereken En Kötü Tavsiyeler

Girişimcilere Kötü Tavsiyeler
Girişimcilere Kötü Tavsiyeler

Girişimciliğe yeni adım atanlar için sektördeki tecrübeli kişilerden ve yakın çevrelerinden aldıkları tavsiyeler çok değerli. Ancak bazı tavsiye ve fikirlerin girişimcileri yanlış yönlendirdiğine de zaman zaman şahit oluyoruz. Hele ki Türk insanının tam olarak bilmediği bir konuda  da olsa fikrini söylemekten kaçınmadığını düşünürsek, girişimcilerin tavsiye alma konusunda seçici olmasının önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.

Hata yapmak girişimciliğinde doğasında var. Ancak yaptığınız hataların başkalarının tavsiyelerinde değil, kendi fikirlerinizdeki eksikliklerden kaynaklanması çok daha doğru olur. Böylece yaptığınız hatalardan dolayı başkasını suçlama yoluna gitmeden kendi yanlışlarınızdan ders çıkarabilirsiniz.

Tam da bu noktada iyi ve kötü tavsiyeleri ayırabilmenin önemi ortaya çıkıyor. Özellikle genç ve tecrübesiz girişimciler için kötü tavsiyeleri fark edebilmek son derece önemli. Peki, girişimcilere en sık yapılan kötü tavsiyeler neler?

İşte girişimcilerin duydukları anda unutmaları gereken tavsiyeler… Devamını Oku

Girişimcilerin Yatırım Aldıktan Sonra İzlemesi Gereken Süreç

Yatırımdan Sonra
Yatırımdan Sonra

Aradığınız yatırımı sonunda buldunuz, peki şimdi ne olacak?
Birçok girişimci yola girişimi için yatırım bulma ve işini bu yatırımlarla büyütme hayalleriyle çıkıyor. Eğer girişimci; doğru zamanda, doğru bir stratejiyle, doğru kişilere ulaşabilirse bu yatırımı bulmak fazla zaman almıyor. Girişimcinin hayali bu noktada sona eriyorsa yani yatırımı nasıl kullanacağına dair bir planı yoksa, üzülerek söylemeliyim ki bulunan yatırım, girişim fikrini hayata geçirmek ya da büyütmek için yeterli olmuyor.

Yatırım almak bir başarı göstergesi olsa da girişimcinin kendini kanıtlamak için asıl bu noktadan sonra var gücüyle çalışması gerekiyor. Çünkü yatırımcının da girişimi desteklemedeki amacı bir şekilde kâr elde etmek. Üstelik her ne kadar “melek yatırımcı” gibi bir ifadeyle yatırımcının rolü yumuşatılmış gibi görünse de birçok yatırımcı, parasının nereye ve nasıl harcandığı konusunda baskıcı bir tavır sergileyebilir. Bu da demek oluyor ki girişimcileri yatırım sonrasında son derece stresli bir süreç bekliyor.

Peki, bu süreçten alnının akıyla çıkmak isteyen girişimciler neler yapabilir?

Devamını Oku

Girişimci için Türkiye’deki en iyi Şehir hangisi?

Girişimciler iş kurmak için hangi şehri tercih etmeli?

Yeni bir iş fikriniz var ya da var olan işinizi büyütmek, yerel bir işletme olmaktan çıkarak önce ulusal bir firma olmak, kim bilir belki de daha sonrasında yurt dışına açılmak gibi düşünceler içindesiniz. Bu aşamada vermeniz gereken önemli kararlardan biri de firmanızı hangi şehirde kuracağınız…

Nüfus yoğunluğu ve çeşitli olanaklar açısından büyük şehirler karar verme aşamasında sizin için de doğru tercih olabilir. Ancak seçim yapmak düşünüldüğünden daha zor olabilir. Çünkü sanayi ve teknoloji anlamında İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya gibi pek çok farklı alanda gelişen birçok büyük şehrimiz var.

Hangi şehirde iş kuracağınıza karar vermeden önce aklınızdaki şehirlerin avantajlarını ve dezavantajlarını öğrenmek son derece önemli. Ben de girişim konusunda benden fikir almak isteyen kişilerle ayaküstü yaptığım sohbetleri yazıya dökerek bu anlamda, ihtiyaç duyan herkese fikir verecek küçük bir kaynak oluşturmak istedim.

Devamını Oku

Girişimciler yatırımcılarını nasıl ve ne sıklıkla bilgilendirmeli?

Yatırımcı Bilgilendirme
Yatırımcı Bilgilendirme

Ne zaman bir girişim popüler hale gelse hemen arkasından mutlaka “benim de aklıma gelmişti” yorumlarını duymaya başlarsınız. Bu cümleyi kuran kişiyle, bir girişimciyi ayıran şeyse girişimcinin bu iş fikrini hayata geçirmesi için gerçekten uğraşıp dininmiş olması. Zaten girişimcilik de bu yüzden; “bir ihtiyacı belirleyerek, ona yönelik iş fikri geliştiren ve gerekli çalışmaları yapıp, risk alarak ticari işletme kuran kişi” olarak tanımlanıyor sık sık.

Bu anlamda girişimcilik ruhuyla bir iş fikrini hayata geçirmek ya da var olan bir projeye yeni bir bakış açısı kazandırarak farklı bir boyuta taşımak istiyorsanız öncelikle bir iş planı hazırlayarak yola çıkabilirsiniz. Tüm gereklilikleri yerine getirdikten ve çalışmaları tamamladıktan sonra eğer tek eksiğiniz finansal destekse yapmanız gereken şey; girişiminize yatırım yapacak kişiler aramak.

Girişimci ve yatırımcı ilişkisinin tam da bu noktasında devreye giren yani, yolun henüz başında olan bir iş fikrine yatırım yapan kişiler melek yatırımcı olarak adlandırılıyor. Henüz girişimle ilgili pek çok konunun sadece bir varsayımdan ibaret olduğu ve bu yüzden yüksek oranda risk alan melek yatırımcıların, girişimle ilgili öğrenmek isteyecekleri pek çok detay olması son derece doğal. Girişimci ve yatırımcı arasındaki ilişki bu bilgi alışverişinin düzenli olmasına bağlı olarak güçleniyor.

Peki, bir girişimci ne zaman ve hangi durumlarda yatırımcısını bilgilendirmeli?

Devamını Oku

Neden girişimci olmamalısınız?

Eğer yeni ve yoğun bir haftaya başlayacağınızı düşünerek Pazartesi sendromuna Pazar gününden giriyorsanız, alışagelmiş iş hayatı düzeninin insan doğasına aykırı olduğunu hayatınız boyunca

Kimler Girişimci Olmamalı?
Kimler Girişimci Olmamalı?

en az bir kez düşünmüş olabilirsiniz.

Şikayetçi olduğumuz hafta içi belirli saatlerde çalışma düzeni elbette dünya oluştuğundan bu yana böyle değil. İnsanların kentleri doldurmadan önce sadece tarım ve hayvancılıkla uğraştığı dönemlerde sabah 8 akşam 5 düzeninde çalışılmıyordu elbette. Nasıl geçmiş zamanların yaygın düzenleri değiştiyse bugünün şartları da bir gün değişecek. Ancak siz o günü beklemeden kendi işinizin patronu olup bu düzeni kendiniz için değiştirebilirsiniz.

Bugüne kadar neden bir girişimci olmanız gerektiğinden ve başarılı bir girişimci olmak için neler yapmanız gerektiğinden, girişimcilerin temel özelliklerinden birçok kez bahsettim. Peki, kimler girişimci olmamalı?

Devamını Oku

2015 yılında kendi işini kurmak isteyenlerin bilmesi gereken trendler

2015'in Girişimcilik Trendleri
2015’in Girişimcilik Trendleri

2014 yılında yaşanan birçok önemli gelişme girişimleri etkiledi ve girişimcilere ilham kaynağı oldu. 2015 yılı da yeni girişimler açısından oldukça hızlı başladı.

Küresel anlamda yaşanan ekonomik çalkantıların da yavaş yavaş durulması kendi işine yönelmek isteyen girişimcilere cesaretlendiriyor. Eğer siz de aklınızdaki iş fikrini hayata geçirmeyi planlayan bir girişimciyseniz 2015’in bu yönden oldukça doğru bir zaman olduğunu söyleyebilirim.

Eğer yeni bir iş üzerinde çalışmaya başladıysanız içinde bulunduğunuz dönemin trendlerini yakından incelemek doğru bir başlangıç yapmak için faydalı olabilir. Peki, 2015 yılında iş dünyasına yön verecek en önemli trendler neler? Kendi gözlemlerim doğrultusunda bu anlamda önemli trendleri 4 başlık altında bir araya getirdim.

Devamını Oku

Daha üniversitedeyken nasıl girişimci olunur?

 

Üniversitede Girişimci
Üniversitede Girişimci

Teknoloji ve internetin sağladığı olanaklar ile artık bir iş fikrini hayata geçirebilmek için uzun yıllar çalışarak para ve tecrübe sahibi olmak artık girişimci olmanın bir şartı değil. Bugün pek çok kişi çok düşük sermayelerle fikirlerini bir girişime dönüştürebiliyor, eğer ihtiyacı varsa bu noktadan sonra yatırıma da eskiye göre daha kolay ulaşabiliyor.

Girişimciliğe adım atmanın bu denli kolay hale gelmesi henüz üniversite öğrencisi olan birçok genci kendi işini kurma yolunda planlar yapmaya teşvik ediyor. Dünyadaki başarı hikayelerin verdiği ilhamla birçok genç önce iş hayatına atılıp para ve tecrübe kazanma gereği duymadan güvendikleri fikirleri hayata geçirerek kendi işlerinin patronu olma hayalini kuruyor.

Diğer yandan iş hayatı ve okul arasındaki dengeyi kurarak her ikisinde de başarılı olmak elbette kolay değil. Ancak imkansız da değil… Birçok platformda girişimci ruhu taşıyan gençlerle bir araya gelme fırsatı buluyorum ve sık sık henüz üniversitede okurken nasıl girişimci olabileceklerini soruyorlar. İşte bu konuda önerilerim…

Devamını Oku

İş planı ve Yatırımcı Sunumu olmayan girişim yatırım alabilir mi?

Bu konu hakkında düşünürken detaylı bir iş planı oluşturma ve yatırımcı sunumu örneğini paylaşmanın daha doğru olacağını farkettim, önümüzdeki haftalarda örnekler ile bunu paylaşıyor olacağım.

bp1Girişimcilerin büyük kısmı için şu dünyadaki en önemli şey kendi girişimleri. Çoğu girişimleri ile yatıp, onunla kalkıyor, hatta yeri geliyor bu yüzden sosyal yaşamlarını bir kenara itiyorlar.

Yapmak istedikleri şey; girişimlerini bir an önce hayata geçirmek ve hayallerinin ete kemiğe büründüğünü görmek. Bu sırada işlerin istedikleri seviyeye ulaşması için yatırıma ihtiyaç duyanlar ve bunun için de kendini anlatmak zorunda kalabiliyorlar. Devamını Oku

Kendi işinizi kurmak hiç bu kadar kolay olmamıştı – 1

Startup
Startup

İlk başta sadece bir yazı olarak düşündüm, fakat yazdıkça aklıma yeni bölümler ve bu bölümler için yeni fikirler geldikçe konuyu yazı dizisi şeklinde paylaşmayı doğru buldum. Seriye “Kendi işinizi kurmak hiç bu kadar kolay olmamıştı!” adını vererek başlamak istiyorum. Öncelikle genel konudan bahsedeceğim, bir sonraki yazıda şirketleşme nasıl olmalı veya olmalı mı ile devam edip, sonrasındaki ürünleştirme, tanıtım, müşteri ilişkileri, pazarlama, reklam, iş takibi konularına değinmeye çalışacağım. Ben yazarken ve kafamda düşünürken büyük keyif aldım, umarım sizinlede aynı keyfi paylaşıyor olurum.

Başarılı olacağını düşündüğünüz bir işi hayata geçirmek yani girişimcilik günümüzde hiç olmadığı kadar kolaylaştı. Eğer fikrinize gerçekten güveniyorsanız ve yeterli motivasyona sahipseniz artık büyük sermayelere sahip olmadan da başarılı olacak bir işin ilk adımlarını atabilirsiniz.

Bu konuda özellikle internetin sunduğu fırsatlar girişimcilerin işini kolaylaştırıyor. İster bir internet girişimi olsun isterse geleneksel yönteme ilişkin bir iş fikri, girişiminizin başarısını destekleyecek pazarlama faaliyetleri için dijital platformların sunduğu avantajlardan yararlanmanız gerekiyor.

Girişimcilere, düşük maliyetli ya da ücretsiz pazarlama ve dünya çapında potansiyel müşterilere ulaşma konusunda önemli avantajlar sağlayan internet, “kendi işinin patronu olma” hayalini gerçeğe dönüştürmeyi kolaylaştırıyor.

Devamını Oku