Girişimler Ağaçta Yetişmez

Kuluçka Merkezi
Kuluçka Merkezi

Türkiye’de girişimcilik kavramına verilen önemin artmaya başladığını görmek zor değil. Eski zamanlara göre çok daha fazla girişimci hemen her sektördeki yeni fikir ve bakış açılarıyla karşımıza çıkıyorlar. Aynı esnada da bir yandan kamu, diğer yandan özel sektör bu girişimcileri desteklemek için özel programlar oluşturuyorlar.
Eskiden de benzer programlar vardı ama son zamanlarda ülke çapında girişimcilikle ilgili bilgi birikimin artması bu programların artık daha etkili sonuçlara dönüşmesini sağlıyor. Üstelik daha önceden genellikle sadece daha ileri dönemlerdeki şirketlere verilen destekler çokken artık erken aşama girişimcilerin de çeşitli desteklere ulaşmaları mümkün oluyor.
Zaten benim de kişisel olarak en çok önem verdiğim kısım bu girişimlerin erken aşamaları. Girişimlerin henüz olgunlaşmadan önce duydukları ihtiyaçlar o kadar fazla ve bu ihtiyaçlar o kadar kritik ki. Dünya çapına ulaşabilecek bir girişimin kaderi büyük oranda bu dönemde çiziliyor.
Bu noktada da girişimlerin en çok ihtiyaç duydukları bu temel konularda destek veren kuluçka merkezleri büyük önem taşıyor.
ABD’de yapılan bir seçilen bir grup yeni girişim üzerinde yapılan bir araştırma, kuluçka merkezi desteği almayan girişimlerde hayatta kalma oranının yüzde 40’lar civarında olduğunu gösteriyor. Kuluçka merkezi desteğine sahip yeni girişimlerde ise bu oran yüzde 87’ye ulaşıyor. Yani kaba bir hesapla kuluçka merkezi en kırılgan dönemindeki girişimlerin ayakta kalabilme ihtimallerini iki katına yakın oranda artırıyor.
Kuluçka merkezlerinin girişimler açısından neden bu kadar önemli olduğunu da bilmekte fayda var. İşte kuluçka merkezlerinin girişimlerin gelişiminde fark yaratan en önemli araçlardan biri olmalarının başlıca nedenleri…
(daha&helliip;)

Fazlasını Oku

Yatırımcılar Girişimcilerde Hangi Özellikleri Görmek İster?

Yatırımcılar Ne Görmek İster?
Yatırımcılar Ne Görmek İster?

Yatırımcıların hangi sektöre ve girişime yatırım yapacaklarına karar vermesi kimi zaman göründüğünden daha zor olabiliyor. Tıpkı girişimcilerin yatırım alma konusundaki çalışmaları gibi yatırımcılar da doğru girişimi belirleyebilmek için çeşitli çalışmalar yapıyor, farklı noktaları değerlendiriyor.

Bu anlamda yatırım kararlarını etkileyen faktörler arasında; girişimin vadettiği başarı ve sahip olduğu potansiyel kadar, girişimcinin istekliliği, tutkusu ve çalışmaları da yer alıyor. Hatta gözlemlerime dayanarak, pek çok yatırımcının, girişimin kendisinden çok girişimcinin kendini nasıl anlattığına dikkat ettiğini söyleyebilirim. Çünkü bir girişim fikrinin potansiyeli kadar o girişimi geliştirecek ve karlı hale getirecek olan girişimcinin yönetim yeterliliği de son derece önemli.

Peki, bir girişimci olarak kendinizi doğru anlatmak ve yatırımcıyı ikna etmek için her türlü stratejiyi denerken, potansiyel yatırımcınızın aklından neler geçiriyor? Yatırımcılar, girişimcilerde hangi özellikleri arıyor?

(daha&helliip;)

Fazlasını Oku

Girişimciliğe Soyunanlara İş Dünyası Hakkında Öneriler

İş Dünyası Hakkında Öneriler
İş Dünyası Hakkında Öneriler

Girişimciliğe yeni adım atanların ilk karşılaştıkları zorluk genellikle iş yükü oluyor. Özellikle girişimciliğe atılana kadar yönetici ya da herhangi bir firmanın çalışanı olarak iş hayatını sürdüren kişiler, kendi işlerini kurmaya karar verdiklerinde her zamankinden farklı bir iş temposuyla karşılaşıyor.

Birçok konuda yapmaları gereken pek çok çalışma olduğunu gören girişimciler verimlilik ve zaman yönetimi konusunda problem yaşamamak için günlük, haftalık ve aylık çalışma planı yapabilir. Bu anlamda girişimcilerin bazı işleri birlikte çalıştıkları kişilere ya da konunun uzmanlarına delege etmesi de faydalı olabilir. Ancak yine de sıfırdan bir iş kurmak ve onu başarılı hale getirmek uzun bir süreç. Bu süreçte verimlilik konusunda iş hayatını planlayacak bazı önerilere ihtiyaç duyulabilir.

Ben de gözlemlerimden yola çıkarak girişimciliğe yeni adım atanların günlük iş hayatını daha düzenli ve verimli hale getirecek ipuçlarını bir araya getirdim…

(daha&helliip;)

Fazlasını Oku

Girişimcilerin Duydukları Anda Unutmaları Gereken En Kötü Tavsiyeler

Girişimcilere Kötü Tavsiyeler
Girişimcilere Kötü Tavsiyeler

Girişimciliğe yeni adım atanlar için sektördeki tecrübeli kişilerden ve yakın çevrelerinden aldıkları tavsiyeler çok değerli. Ancak bazı tavsiye ve fikirlerin girişimcileri yanlış yönlendirdiğine de zaman zaman şahit oluyoruz. Hele ki Türk insanının tam olarak bilmediği bir konuda  da olsa fikrini söylemekten kaçınmadığını düşünürsek, girişimcilerin tavsiye alma konusunda seçici olmasının önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.

Hata yapmak girişimciliğinde doğasında var. Ancak yaptığınız hataların başkalarının tavsiyelerinde değil, kendi fikirlerinizdeki eksikliklerden kaynaklanması çok daha doğru olur. Böylece yaptığınız hatalardan dolayı başkasını suçlama yoluna gitmeden kendi yanlışlarınızdan ders çıkarabilirsiniz.

Tam da bu noktada iyi ve kötü tavsiyeleri ayırabilmenin önemi ortaya çıkıyor. Özellikle genç ve tecrübesiz girişimciler için kötü tavsiyeleri fark edebilmek son derece önemli. Peki, girişimcilere en sık yapılan kötü tavsiyeler neler?

İşte girişimcilerin duydukları anda unutmaları gereken tavsiyeler… (daha&helliip;)

Fazlasını Oku

Girişimcilerin Yatırım Aldıktan Sonra İzlemesi Gereken Süreç

Yatırımdan Sonra
Yatırımdan Sonra

Aradığınız yatırımı sonunda buldunuz, peki şimdi ne olacak?
Birçok girişimci yola girişimi için yatırım bulma ve işini bu yatırımlarla büyütme hayalleriyle çıkıyor. Eğer girişimci; doğru zamanda, doğru bir stratejiyle, doğru kişilere ulaşabilirse bu yatırımı bulmak fazla zaman almıyor. Girişimcinin hayali bu noktada sona eriyorsa yani yatırımı nasıl kullanacağına dair bir planı yoksa, üzülerek söylemeliyim ki bulunan yatırım, girişim fikrini hayata geçirmek ya da büyütmek için yeterli olmuyor.

Yatırım almak bir başarı göstergesi olsa da girişimcinin kendini kanıtlamak için asıl bu noktadan sonra var gücüyle çalışması gerekiyor. Çünkü yatırımcının da girişimi desteklemedeki amacı bir şekilde kâr elde etmek. Üstelik her ne kadar “melek yatırımcı” gibi bir ifadeyle yatırımcının rolü yumuşatılmış gibi görünse de birçok yatırımcı, parasının nereye ve nasıl harcandığı konusunda baskıcı bir tavır sergileyebilir. Bu da demek oluyor ki girişimcileri yatırım sonrasında son derece stresli bir süreç bekliyor.

Peki, bu süreçten alnının akıyla çıkmak isteyen girişimciler neler yapabilir?

(daha&helliip;)

Fazlasını Oku

Girişimci için Türkiye’deki en iyi Şehir hangisi?

Girişimciler iş kurmak için hangi şehri tercih etmeli?

Yeni bir iş fikriniz var ya da var olan işinizi büyütmek, yerel bir işletme olmaktan çıkarak önce ulusal bir firma olmak, kim bilir belki de daha sonrasında yurt dışına açılmak gibi düşünceler içindesiniz. Bu aşamada vermeniz gereken önemli kararlardan biri de firmanızı hangi şehirde kuracağınız…

Nüfus yoğunluğu ve çeşitli olanaklar açısından büyük şehirler karar verme aşamasında sizin için de doğru tercih olabilir. Ancak seçim yapmak düşünüldüğünden daha zor olabilir. Çünkü sanayi ve teknoloji anlamında İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya gibi pek çok farklı alanda gelişen birçok büyük şehrimiz var.

Hangi şehirde iş kuracağınıza karar vermeden önce aklınızdaki şehirlerin avantajlarını ve dezavantajlarını öğrenmek son derece önemli. Ben de girişim konusunda benden fikir almak isteyen kişilerle ayaküstü yaptığım sohbetleri yazıya dökerek bu anlamda, ihtiyaç duyan herkese fikir verecek küçük bir kaynak oluşturmak istedim.

(daha&helliip;)

Fazlasını Oku

Girişimciler yatırımcılarını nasıl ve ne sıklıkla bilgilendirmeli?

Yatırımcı Bilgilendirme
Yatırımcı Bilgilendirme

Ne zaman bir girişim popüler hale gelse hemen arkasından mutlaka “benim de aklıma gelmişti” yorumlarını duymaya başlarsınız. Bu cümleyi kuran kişiyle, bir girişimciyi ayıran şeyse girişimcinin bu iş fikrini hayata geçirmesi için gerçekten uğraşıp dininmiş olması. Zaten girişimcilik de bu yüzden; “bir ihtiyacı belirleyerek, ona yönelik iş fikri geliştiren ve gerekli çalışmaları yapıp, risk alarak ticari işletme kuran kişi” olarak tanımlanıyor sık sık.

Bu anlamda girişimcilik ruhuyla bir iş fikrini hayata geçirmek ya da var olan bir projeye yeni bir bakış açısı kazandırarak farklı bir boyuta taşımak istiyorsanız öncelikle bir iş planı hazırlayarak yola çıkabilirsiniz. Tüm gereklilikleri yerine getirdikten ve çalışmaları tamamladıktan sonra eğer tek eksiğiniz finansal destekse yapmanız gereken şey; girişiminize yatırım yapacak kişiler aramak.

Girişimci ve yatırımcı ilişkisinin tam da bu noktasında devreye giren yani, yolun henüz başında olan bir iş fikrine yatırım yapan kişiler melek yatırımcı olarak adlandırılıyor. Henüz girişimle ilgili pek çok konunun sadece bir varsayımdan ibaret olduğu ve bu yüzden yüksek oranda risk alan melek yatırımcıların, girişimle ilgili öğrenmek isteyecekleri pek çok detay olması son derece doğal. Girişimci ve yatırımcı arasındaki ilişki bu bilgi alışverişinin düzenli olmasına bağlı olarak güçleniyor.

Peki, bir girişimci ne zaman ve hangi durumlarda yatırımcısını bilgilendirmeli?

(daha&helliip;)

Fazlasını Oku

Neden girişimci olmamalısınız?

Eğer yeni ve yoğun bir haftaya başlayacağınızı düşünerek Pazartesi sendromuna Pazar gününden giriyorsanız, alışagelmiş iş hayatı düzeninin insan doğasına aykırı olduğunu hayatınız boyunca

Kimler Girişimci Olmamalı?
Kimler Girişimci Olmamalı?

en az bir kez düşünmüş olabilirsiniz.

Şikayetçi olduğumuz hafta içi belirli saatlerde çalışma düzeni elbette dünya oluştuğundan bu yana böyle değil. İnsanların kentleri doldurmadan önce sadece tarım ve hayvancılıkla uğraştığı dönemlerde sabah 8 akşam 5 düzeninde çalışılmıyordu elbette. Nasıl geçmiş zamanların yaygın düzenleri değiştiyse bugünün şartları da bir gün değişecek. Ancak siz o günü beklemeden kendi işinizin patronu olup bu düzeni kendiniz için değiştirebilirsiniz.

Bugüne kadar neden bir girişimci olmanız gerektiğinden ve başarılı bir girişimci olmak için neler yapmanız gerektiğinden, girişimcilerin temel özelliklerinden birçok kez bahsettim. Peki, kimler girişimci olmamalı?

(daha&helliip;)

Fazlasını Oku

2015 yılında kendi işini kurmak isteyenlerin bilmesi gereken trendler

2015'in Girişimcilik Trendleri
2015’in Girişimcilik Trendleri

2014 yılında yaşanan birçok önemli gelişme girişimleri etkiledi ve girişimcilere ilham kaynağı oldu. 2015 yılı da yeni girişimler açısından oldukça hızlı başladı.

Küresel anlamda yaşanan ekonomik çalkantıların da yavaş yavaş durulması kendi işine yönelmek isteyen girişimcilere cesaretlendiriyor. Eğer siz de aklınızdaki iş fikrini hayata geçirmeyi planlayan bir girişimciyseniz 2015’in bu yönden oldukça doğru bir zaman olduğunu söyleyebilirim.

Eğer yeni bir iş üzerinde çalışmaya başladıysanız içinde bulunduğunuz dönemin trendlerini yakından incelemek doğru bir başlangıç yapmak için faydalı olabilir. Peki, 2015 yılında iş dünyasına yön verecek en önemli trendler neler? Kendi gözlemlerim doğrultusunda bu anlamda önemli trendleri 4 başlık altında bir araya getirdim.

(daha&helliip;)

Fazlasını Oku

Daha üniversitedeyken nasıl girişimci olunur?

 

Üniversitede Girişimci
Üniversitede Girişimci

Teknoloji ve internetin sağladığı olanaklar ile artık bir iş fikrini hayata geçirebilmek için uzun yıllar çalışarak para ve tecrübe sahibi olmak artık girişimci olmanın bir şartı değil. Bugün pek çok kişi çok düşük sermayelerle fikirlerini bir girişime dönüştürebiliyor, eğer ihtiyacı varsa bu noktadan sonra yatırıma da eskiye göre daha kolay ulaşabiliyor.

Girişimciliğe adım atmanın bu denli kolay hale gelmesi henüz üniversite öğrencisi olan birçok genci kendi işini kurma yolunda planlar yapmaya teşvik ediyor. Dünyadaki başarı hikayelerin verdiği ilhamla birçok genç önce iş hayatına atılıp para ve tecrübe kazanma gereği duymadan güvendikleri fikirleri hayata geçirerek kendi işlerinin patronu olma hayalini kuruyor.

Diğer yandan iş hayatı ve okul arasındaki dengeyi kurarak her ikisinde de başarılı olmak elbette kolay değil. Ancak imkansız da değil… Birçok platformda girişimci ruhu taşıyan gençlerle bir araya gelme fırsatı buluyorum ve sık sık henüz üniversitede okurken nasıl girişimci olabileceklerini soruyorlar. İşte bu konuda önerilerim…

(daha&helliip;)

Fazlasını Oku

Büyük Sorumluluk: Datacenter ve Hosting işi

Biraz önce twitter üzerinde bir mesaj ile bu konu aklıma geldi, yıllar önce, önce müşteri daha sonra dostumuz olan bir arkadaşımızın yorumu canlandı gözümde. Yaptığımız işin ne kadar ağır ve zor bir sorumluluk olduğunu belirtmiş ve bize iyi cesaret demişti. O zamanlar pek anlam verememiştim, sonuçta alelade bir iş, sürekli yaptığımız ve içinde yaşadığımız bir durum olduğundan dışardan bir göz ile konuya bakma becerisini kazanamıyorsunuz. Şahsen işe ilk giriştiğim günlerde dahi kullandığım ana slogan: “%100 Sorun yaşamamayı garanti edemeyiz, fakat sorun yaşandığında %100 işin başında ve çözmek için çalıştığımızı garanti edebilirim” idi.

Datacenter Down!
Datacenter Down!

İşin ağır ve ezici sorumluluğunu sizlerle paylaşmak, alınması gereken önlemlerin sonuçlarını biraz olsun sizlerin gözündede canlandırmak istiyorum. Bahsedeceğim senaryoların tamamı ülkemiz şartlarına özel şartlardır. Dünya genelinde bu konuların bazıları daha basit çözümlere sahip olsa da ülkelere göre özel ağır sorumluluklar ve sorunlar söz konusudur. Yazımın devamında paylaşacağım bilgiler bir mühendis veya sektör standartları adına dökümantasyon olmaktan çok tamamen kendi şahsi görüşüm ve deneyimlerime dayanmaktadır.

(daha&helliip;)

Fazlasını Oku

İş planı ve Yatırımcı Sunumu olmayan girişim yatırım alabilir mi?

Bu konu hakkında düşünürken detaylı bir iş planı oluşturma ve yatırımcı sunumu örneğini paylaşmanın daha doğru olacağını farkettim, önümüzdeki haftalarda örnekler ile bunu paylaşıyor olacağım.

bp1Girişimcilerin büyük kısmı için şu dünyadaki en önemli şey kendi girişimleri. Çoğu girişimleri ile yatıp, onunla kalkıyor, hatta yeri geliyor bu yüzden sosyal yaşamlarını bir kenara itiyorlar.

Yapmak istedikleri şey; girişimlerini bir an önce hayata geçirmek ve hayallerinin ete kemiğe büründüğünü görmek. Bu sırada işlerin istedikleri seviyeye ulaşması için yatırıma ihtiyaç duyanlar ve bunun için de kendini anlatmak zorunda kalabiliyorlar. (daha&helliip;)

Fazlasını Oku

Kendi işinizi kurmak hiç bu kadar kolay olmamıştı – 1

Startup
Startup

İlk başta sadece bir yazı olarak düşündüm, fakat yazdıkça aklıma yeni bölümler ve bu bölümler için yeni fikirler geldikçe konuyu yazı dizisi şeklinde paylaşmayı doğru buldum. Seriye “Kendi işinizi kurmak hiç bu kadar kolay olmamıştı!” adını vererek başlamak istiyorum. Öncelikle genel konudan bahsedeceğim, bir sonraki yazıda şirketleşme nasıl olmalı veya olmalı mı ile devam edip, sonrasındaki ürünleştirme, tanıtım, müşteri ilişkileri, pazarlama, reklam, iş takibi konularına değinmeye çalışacağım. Ben yazarken ve kafamda düşünürken büyük keyif aldım, umarım sizinlede aynı keyfi paylaşıyor olurum.

Başarılı olacağını düşündüğünüz bir işi hayata geçirmek yani girişimcilik günümüzde hiç olmadığı kadar kolaylaştı. Eğer fikrinize gerçekten güveniyorsanız ve yeterli motivasyona sahipseniz artık büyük sermayelere sahip olmadan da başarılı olacak bir işin ilk adımlarını atabilirsiniz.

Bu konuda özellikle internetin sunduğu fırsatlar girişimcilerin işini kolaylaştırıyor. İster bir internet girişimi olsun isterse geleneksel yönteme ilişkin bir iş fikri, girişiminizin başarısını destekleyecek pazarlama faaliyetleri için dijital platformların sunduğu avantajlardan yararlanmanız gerekiyor.

Girişimcilere, düşük maliyetli ya da ücretsiz pazarlama ve dünya çapında potansiyel müşterilere ulaşma konusunda önemli avantajlar sağlayan internet, “kendi işinin patronu olma” hayalini gerçeğe dönüştürmeyi kolaylaştırıyor.

(daha&helliip;)

Fazlasını Oku

Drone’lar yasaların da üzerinde mi uçuyor?

Tarih boyunca insanların hayali oldu uçabilmek. Kanat takıp Galata’dan Üsküdar’a geçen Hezarfen bu konuda tarihteki en iddialı ve hırslı kişilerden biriydi. Ondan yaklaşık 3 yüz yıl sonra Wright kardeşler ilk insanlı uçuşu makinelerin yardımıyla gerçekleştirdiler. Bugün, artık insanların atmosferin dışına bile rahatlıkla çıkabildikleri günümüzde en az o zamanlar ki kadar heyecan verici bir yenilik yaşanıyor: insansız hava araçları, yani drone’lar…

Drone denince akla gelen
Drone denince akla gelen

İlk bakışta oyunca gibi görünse de drone’lar başta savunma sanayii olmak üzere, hayatımızın pek çok alanında kendine yer bulmaya başladı bile. İşin ticari boyutunda da drone’ların sunduğu potansiyeli erken dönemde keşfedenlerin başında Amazon geliyor. E-ticarette günümüzdeki en önemli sorun olun teslimat zamanlarını hızlandırmak için drone’lara başvuran Amazon bu konuda öncülerden ama tek değil. Pek çok başka firma drone’ları işlerini geliştirmek için denemeye, en azından planlarına dahil etmeye başladı bile… (daha&helliip;)

Fazlasını Oku

Yeni nesil girişimler: Ofis yok, yönetici yok, mesai saati yok

Teknolojinin iş yapış şekillerini değiştirmesi, çalışma ortamına ilişkin standartların da gözden geçirilmesini ve yeniden düzenlenmesini sağlıyor. Çalışma ortamı denildiğinde akla gelen tüm standartlar yavaş yavaş değişmeye başladı. Özellikle Apple, Google, Yahoo gibi teknoloji firmalarının öncülük ettiği yeni iş yapış şekilleri bu firmaların izlerini takip ederek sektöre yeni adım atan girişimlere de ilham kaynağı oluyor.

Artık tasarımcılar, bilişim ve yazılım mühendisleriyle dolu kadroların yönetilmesi ve iş planlarının yapılması, eskiden olduğu gibi sektör ve iş hakkında hiçbir şey bilmeyen ama yöneticilik tecrübesine sahip kişilerin eline bırakılmıyor. Hatta bu kişilerin sadece raporlama yapabilmek için belirli bir yöneticiye bağlı olması bile gerekmiyor. Sık sık toplantılara katılması, sabah 08.00 akşam 17.00 saatleri arasında aynı masada oturarak çalışması gibi yaratıcılığı ve iş motivasyonunu düşüren alışkanlıklar da artık yeni girişimlerin çalışma rutinleri arasında değil.

(daha&helliip;)

Fazlasını Oku

İş yerinde verilen internet molaları verimliliği artırıyor

Eğer patronunuz mesai saatlerinde sizi Facebook’ta ya da YouTube’da yakalayıp, fırçalıyorsa ona sunabileceğiniz çok etkili bir araştırma sonucu var: İş yerinde verilen molalarda internette sörf yapmak verimliliği yüzde 9 artırıyor! Ama lütfen kendisine mazeret veya savunma olarak benim yazımı göstermeyin…

İş saatlerinde özel nedenlerle internette ve sosyal ağlarda gezinmek “Cyberloafing” terimiyle adlandırılıyor. Sosyal ağların işlerine olan katkısının farkında olan birçok şirket çalışanların erişimine herhangi bir kısıtlama getirmiyor. Ancak elbette tüm şirketler bu konuda aynı fikirde değil.

Melbourne Universitesi’nden Dr.Brent Coker’ın yaptığı araştırmaya göre işe ara verilen zaman diliminde internette dolaşmak çalışanların performansını artırıyor. Coker’ı bu araştırma için ilhamını kız kardeşinin çalıştığı şirkette YouTube’un yasaklı olmasından alıyor.

Araştırma sırasında, çalışanlar işe ara verdikleri zamanda yaptıkları temel alınarak farklı gruba ayrılıyor;

1. 5 dakika boyunca Facebook’ta zaman geçirenler

2. İnternet molası (Farklı siteler arasında gezinmek)

3. Yerinden ayrılmadan hiçbir şeyle ilgilenmeyenler

4. Mola vermeyenler

Araştırma sonucunda Facebook molası verenlerin diğerlerine göre işlerine odaklanma konusunda daha başarılı olduğu gözlemleniyor. Bu araştırmayı destekleyen farklı bir anket çalışmasında da internette sörf arası veren genç çalışanların, mola sonrasında dikkatlerini işlerine daha kolay verdiklerini gösteriyor.

Aslında bu araştırma ülkemizdeki birçok şirketi de yakından ilgilendiriyor. Özellikle kurumsal şirketlerde, çalışanların sosyal ağlara ve birçok siteye girişine izin vermeyen server (sunucu) engelleri son derece yaygın. Artık her türlü pazarlama, satış, araştırma, müşteri hizmetleri gibi faaliyetlerin sosyal ağlardan yürütüldüğü günümüzde bu tür engellerin anlamsız olduğu hatta çalışan motivasyonunu olumsuz etkilediğini fark etmek gerekiyor. Bu araştırma da bu farkındalığı oluşturmak açısından önem taşıyor.

 

Fazlasını Oku

Veri merkezleri felaketlere karşı ne kadar güvenilir?

Veri merkezleri sel, kasırga, deprem gibi doğal felaketlere karşı nasıl korunuyor. İşte Amerika’dan örneklerle veri merkezlerinin önlem mekanizmaları…

Veri merkezleri doğal felaketlere karşı nasıl korunuyor?

Veri merkezleri (data center) herhangi bir doğal afet durumunda zarar görmemek için çok büyük yatırımlar yapıyor. Deprem, sel gibi elverişsiz iklim koşullarından ve doğal felaketlerden etkilenmemek için yapılan bu yatırımlar ilk bakışta küçük ihtimaller üzerine yapılanan, fazla korumacı bir yaklaşım gibi görünse de bu çapta bir felaketin ne zaman meydana geleceğini ve hasarın ne olacağını kestirmek mümkün değil.

(daha&helliip;)

Fazlasını Oku

Drone’ların bilinçsiz kullanımı felakete yol açabilir

Sizinle daha önce, son yıllarda hobi olarak yakından ilgilendiğim Drone’larla ilgili bazı bilgiler paylaşmıştım. Hem aktif olarak bu hobimle ilgilenmeye devam ediyorum, hem de sektörün gelişmelerini yakından takip etmeye çalışıyorum.

Birçok farklı alanda çeşitli amaçlarla kullanılan bu hava araçlarıyla ilgili son günlerde bazı olumsuz haberler gündeme geliyor. ABD Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı Federal Havacılık Kurulu (FAA) yayınladığı raporda, drone’lara ilişkin 2014 yılında pilotlar ve hava trafik kontrolörleri tarafından bildirilen 175 olay olduğunu belirtiyor. Bu 175 olayın 25’inde drone’ların uçak ya da helikopterlere çarpmasının son anda engellendiği vurgulanıyor.

(daha&helliip;)

Fazlasını Oku

2014’te bulut sistemler veri merkezlerini tahtından etti

2014 yılı bulut depolama ve işletim sistemlerinin daha önce hiç olmadığı kadar çok gündemde olduğu bir yıl oldu. Ülkemizde henüz veri merkezli (data center) hizmetlerin yerini alacak kadar ilgi görmese de dünya 2014 yılı içinde büyük oranda bulut sistemlere yöneldi.

Bu değişiklik IBM gibi şirketleri yeni yatırımlar yapmaya ve veri merkezine odaklı bir yapıdan bulur sistemine geçiş yapmaya zorladı. Bu geçiş sırasında kaynak sıkıntısı ve çalışanların bulut odaklı çalışmalar konusunda yeterli seviyeye getirmelerine ilişkin bazı sorunlar baş gösterdi. Bu sorunları çözmek adına IBM x86 sistem çözümlerine ilişkin finansman ve bakım hizmetlerini sağlama konusunda Lenova ile işbirliğine gitti. Sistem p ve Sistem z donanımlarıyla ilgili de 2014 başında GlobalFoundries şirketiyle anlaştı.

(daha&helliip;)

Fazlasını Oku

İstanbul Hosting Festivali ve İzmir Workshop’ının ardından…

Hosting Festivaliİnternet sektörünün en önemli parçalarından biri olan hosting (barındırma) bildiğiniz gibi uzun yıllardır kişisel olarak katkı sağlamaya çalıştığım bir alan. Dünyada önemli bir yere sahip olan hosting sektörü, Türkiye’de ancak aşağı yukarı 10 yıldır var denebilir.

Bu kısa geçmiş ve hosting şirketlerinin yeterli seviyeye ulaşamaması bu iş kolunun ülkemizde bir “sektör” olarak anılmasını zorlaştırıyor. Yani aslında Türkiye’de “hosting sektörü” diye bir sektör ne yazık ki henüz neredeyse yok denecek kadar küçük.

(daha&helliip;)

Fazlasını Oku