Skip to main content

TCKimlik Veritabanı, Emniyet Genel Müdürlüğü Veritabanı… kısacası tüm önemli verilerimiz…

Hack!
Hack!

15 Şubat günü Twitter üzerinde ülkemizin tüm kimlik bilgilerinin veritabanın çalındığı ve internet üzerinden yayıldığına dair haberler, mesajlar görmeye başladık. Merak bu, neymiş diye eğitim amaçlı olarak göz atmak istedim. Bu yazıda 3-4 farklı konuda yorum yapmaya çalışacağım. Ama en çok üzüldüğüm verilerin çalınmasından öte çalınan verilerin ne kadar düşük seviye yazılımcıların elinden çıkan uygulamalar ile ayağa düşmüş olduğu. Mysql veritabanındaki verileri şifrelerken zahmet etmeye uğraşmamış ve çok düşük seviyeli düzenlemeler ile gizliliğe çalışmışlar. İleride değineceğim bu konuya.

Öncelikle web sitesi üzerinden bir link ile 2-3 Gbyte boyutlarında bir dosya indirmek zorundaydım. İndirdikten sonra açtığımızda 25 Gbyte civarında bir dosyaya dönüşüyor. Dosyayı açtığınızda Windows işletim sistemi üzerinde çalışması için tasarlanmış bir yazılım ile verilerin saklandığı dosyaları görüyorsunuz.

Hack!Her kafası biraz çalışan Türk insanı gibi bende programın içeriğinden emin olmadığım için uygulamayı kendi bilgisayarıma indirerek Trojan vs gibi bir sorun ile uğraşmamak için yurtdışında ücretsiz bir sanal sunucu sağlayıcısından windows tabanlı cloud hizmeti açtım ve dosyaları bu sanal bir sistem üzerine indirdim. Sanal sistemde herhangi bir güvenlik uygulaması çalıştırmadan gereken eksikleri tamamlayarak uygulamayı açtım. Herkesin bahsettiği gibi 2010 yılı ve öncesine ait tüm vatandaşlara ait bilgilere erişebilir durumda oluyorsunuz. Anladığım kadarı ile bu uygulama zaten piyasada 2010 yılından bugüne çeşitli istihbarat araçlarından biri olarak dağıtılmış durumda. Yani verilerimizi çalan arkadaşlar yetinmemiş birde bunu bolca kopyalar halinde satmışlar.

Şimdi gelelim bence acı olan durumlara…

(daha&helliip;)

Strato, GoDaddy, x,y,z ve daha niceleri…

Strato
Strato

Yaklaşık 2-3 hafta önce Alman hosting sağlayıcısı Strato’nun ülkemizde hizmet vermeye başlayacağı ve bu konuda lansman planı konusundan haberdar oldum. Merak edip biraz kurcalamıştım. Sonrasında daha önceden ülkemizde servis vereceğini paylaşan Godaddy ve ResellerClub firmalarının lasman öncesi ve sonrası durumlarını incelemek istemiş fakat bir türlü zaman bulamamıştım.

Bugün Strato’nun lansman notlarını incelerken aklıma takılan notları işten biraz anladığımı düşünerek yorumlamak istedim.

 

Edirne’den sonra bu iş çok kolay görünüyor.

Öncelikle Edirne sınırını geçtikten sonra Hosting, Verimerkezi, Cloud gibi işler nedendir? Havasından mı suyundan mı, seferilik durumunun hafifliğinden mi bilemiyorum pek bir kolay görünüyor gözlere. Her yurtdışı seyahatimde binbir değişik fikir ve ürün ile ofise geri döndüğüm günleri hatırlarım. Öncelikle teknik müdürüm ve yazılım ekibim hortlak görmüş gözlerle beni izlerdiler. Hele hele çağrı merkezi ve operasyon ekibinin bembeyaz yüzlerini hatırlıyorum ki… Öncelikle arkadaşların .com.tr alan adları ya yok, ya da ciddiye alınıp bir siteye bağlanmaya gerek bile duyulmamış.

Sorun: Avrupalı veya Amerikalı rakiplerimiz hep gelişmiş ülkenin gelişmiş müşteri portföyünün ekmeğini yemeye alıştıklarından hizmet ve kapsamı konusundaki ülkemize has değerlerin farkına varamıyorlar.

(daha&helliip;)

Ddos saldırısından öğrenmemiz gerekenler

Geçen hafta yaşanan Ddos saldırılarının hedefi sırasıyla ülkemizin sahip olduğu .tr alan adı kökünün yöneticisi ODTÜ ve ardından köklü bankalarımız oldu. Yıllardır .tr alan adı ticareti üzerinden 400 bin den farklı alan adı sağlamış ve kabaca yıllık 10 milyon TL üzerinde bir gelire sahip. Odtü’nün bu stratejik önemi Türk İnternet Dünyasının en riskli varlığı olduğunu gösterdi. .TR alan adı cevap vermezse tüm Türk siteleri ulaşılamaz oluyor.

Peki Bankalarımız? Geçen hafta yaşanan saldırıların 2. dalgasında ülkemizin büyük bankaları hedef oldular. Bir kaç gün devam eden saldırı süresinde erişilemez duruma geldiler. ATM cihazları, Pos sistemleri çalışmadı. Pek çok elektronik ticaret mecrasının sanal pos sistemleride bu sorundan etkilendi ve neredeyse tahsilat yapılamaz duruma gelindi. Ticaret hayatı büyük oranda aksadı.

Saldırılar ne zaman başladı? 

Aslında saldırılar yıllardır var, fakat 14 aralıkta ilk defa gerçek iş hayatını bu oranda etkiledi ve gündem haline geldi. Bu konu gündemi meşgul ederken sadece siber saldırıların gerçek ekonomiye olan etkisinden değil dijital ekonominin gerçek ekonomiye olan etkisinden de bahsetmemiz gerekiyor.

Bir web sitesinin çalışması, bir mobil uygulamanın çalışabilmesi için hizmet almak zorunda olduğunuz  Telekomünikasyon hizmetlerinin alt yapı bölümünde kesin olmayan cirosu yaklaşık 250 Milyon TL dir. Geleneksel ticaret ve sanayi boyutlarını düşünürsek oldukça ufak görünüyor. Rakamın ufaklığı sebebiyle hükümet programında hiç bir zaman stratejik olarak yer almayan ve riskli varlık olarak görünmeyen bu sektörün aslında ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görmüş oluyoruz.

(daha&helliip;)

Datacenter işinin Türkiye ile sınavı

Datacenter Tasarımı
Datacenter Tasarımı

2004 yılında Hosting işi için kurduğum, sonrasında gelişmeleri takip etmek zorunda kalarak Datacenter, Cloud, CDN gibi alanlara da giriş yaptığım şirketimi 2013 yılında dünyanın en büyük 2. Datacenter işletmecisine sattım. Bu süreç sonrasında 15 ay yönetici olarak görev yaptım ve sonrasında fikir ayrılıkları sebebi ile ‘kovuldum’. Sonrasında pek çok sektörde şimdilik 15 ten fazla şirkete yatırımcı olarak hayatıma devam etmeye karar verdim. Bu noktada para kazanmak ama nasıl? başlıklı yazımı okumanızı tavsiye ederim. Birazdan sizinle paylaşacaklarım Ülkemizin Datacenter sektörü ile imtihanı hakkındaki kişisel yorumlarımdır. Örnekler ile anlatmaya çalışacağım konular tamamen hayal ürünü olup kişi veya kurumlar ile alakası yoktur.

Kişisel olarak ülkemiz içerisinde bir verimerkezinde ortak olmuş fakat aktif rol üstlenmemekteyim. Yurtdışında ise Amerika ve İngiltere merkezli yabancı bir Cloud şirketine ortak durumdayım. Buna ek olarak Cloud, CDN, Hosting, Datacenter, Dedicated Server gibi servislerin yönetimini sağlayan bir yazılım şirketinde de yatırımcı durumundayım.

(daha&helliip;)

Bulut Bilişimin Geleceği

Bulut Bilişimin Geleceği
Bulut Bilişimin Geleceği

Bulut bilişimde son yıllarda yaşanan gelişmeler ve hem son kullanıcıların hem de işletmelerin bu alana yönelik artan talebi, bulut teknolojisinin geleceğini merak konusu haline getirdi. Yapılan araştırmalar 2020 yılına kadar tüm uygulamaların dörtte birinin bulut üzerinden kullanılabilir olacağı yönünde.
Küresel çapta bakıldığında işletmelerin yüzde 58’i bulut hizmetlerine yıllık bütçelerinin yüzde 10’unundan fazlasını harcıyor. Ayrıca çok değil 2017 yılına kadar iş dünyasına ait tüm verilerin yaklaşık dörtte üçünün bulut veri merkezlerinde depolanacağı ön görülüyor. Tüm bu rakamlar bulut bilişimin yakın gelecekte inanılmaz bir hızla büyüyüp form değiştireceğini gösteriyor. Şimdi gelin bu konudaki diğer beklentilere yakından bakalım…

(daha&helliip;)

Rekabeti Girişiminizi Büyütmek İçin Nasıl Kullanabilirsiniz?

Rekabetin Avantajları
Rekabetin Avantajları

Rekabet serbest piyasa koşulları gereği her sektörde var olan ve hiçbir işletmenin kaçamadığı bir kavram. Kaçamadığı diyorum çünkü rekabet çoğunlukla firmalar tarafından olumsuz algılanıyor. Oysa rekabet doğru kullanıldığında hem işletmeleri hem de sektörleri ayakta tutuyor ve onların büyümesine katkı sağlıyor.
Özellikle kendi işini kurma kararı veren girişimciler için rekabet üzerinde düşünülmesi gereken bir konu. Çünkü rekabet günümüz koşullarında işletmelerin yeni yöntemler geliştirmelerini sağlıyor, onlara yeni ufuklar açıyor. Gelin birlikte, rekabet kavramını girişimcilik ekseninde inceleyelim. Girişimcilerin rekabetten nasıl faydalanabileceğini görelim…

(daha&helliip;)

Bir Girişimin Değeri Nasıl Hesaplanır?

Girişimin Değeri
Girişimin Değeri

Markete gittiğinizde her ürünün bir fiyatı olduğunu bilirsiniz ve ne alıp, karşılığında ne vereceğinizi çok fazla düşünmek zorunda kalmazsınız. Fakat söz konusu olan bir ürün değil, bir girişim olduğunda işler o kadar kolay değil.
Bir yatırımcının karşısına çıktığınızda aklınızda girişiminiz için bir değerleme olması lazım. Fakat yatırımcının gözündeki değerleme aynı olmayabilir. Çünkü bir girişimin değerini belirlenirken sadece firmanın sahip olduğu ürün, makine veya diğer teçhizatları hesaba katmak yeterli ve doğru olmaz. Bir girişimin piyasa değerini her şeyden önce; girişimin marka değeri, pazardaki imajı, kısa ve uzun vadedeki büyüme eğilimi gibi soyut ayrıntılar belirler. Bunların soyut olması da girişimci ve yatırımcı arasında değerleneme konusunda farklı görüş ayrılıklarına neden olabilir.
Şimdi gelin bir girişimin değerini belirlemede dikkate alınması gereken ayrıntılara göz atalım…

(daha&helliip;)

Girişimciler İçin Melek Yatırımcı

Meleğinizi ne kadar iyi tanıyorsunuz?
Meleğinizi ne kadar iyi tanıyorsunuz?

Dünyayı yerinden oynatacak kadar harika bir fikriniz, bunu hayata geçirmek için mükemmel bir ekibiniz ve bu uzun girişimcilik yolculuğunda zirveye ulaşmanızı sağlayacak sonsuz bir motivasyonunuz var. Tek ihtiyacınız olan biraz destek, ya da belki bir meleğin dokunuşu…
Özellikle erken aşamadayken melek yatırımcılar, çeşitli nedenlerle kaybolup gidebilecek girişimlerin dünya çapına ulaşmasını sağlayabilecek kadar etkili olabilir. Fakat eğer henüz yolun başındaysanız, özellikle son zamanlarda sıklıkla konuşulan bu melek yatırımcılık konusunda bilmeniz gereken tüm bilgilere sahip olmayabilirsiniz.
Bence son derece önemli olan bu konuyu ele alalım ve belki de sizi de uçuracak olan melek yatırımcılarla ilgili bilmeniz kafanızda bazı olası sorulara yanıt vermeye çalışalım…

(daha&helliip;)

Yeni Bir İş Kurmak Mı, Yoksa Bir Girişimi Satın Almak Mı?

İşi Kurmak Mı, Satın Almak Mı?
İşi Kurmak Mı, Satın Almak Mı?

Bir işe girmenin tek yolu o işe sıfırdan başlamak olmak zorunda değil. Hali hazırda var olan ve belli bir noktaya gelmiş bir girişimi satın almak da bazı durumlarda son derece mantıklı bir seçenek olabilir. Zaten böyle bir seçeneğin varlığı pek çok girişimcinin çıkış yapma hayali kurmasını da mümkün kılıyor.
Peki, ama hangi durumlarda yeni bir iş kurmak, hangi durumlardaysa var olan bir işi satın almak daha mantıklı? Özellikle de işe satın alma açısından bakıp bu sorunun yanıtını vermeye çalışalım…

(daha&helliip;)

Yatırımcılar Girişimcilerde Hangi Özellikleri Görmek İster?

Yatırımcılar Ne Görmek İster?
Yatırımcılar Ne Görmek İster?

Yatırımcıların hangi sektöre ve girişime yatırım yapacaklarına karar vermesi kimi zaman göründüğünden daha zor olabiliyor. Tıpkı girişimcilerin yatırım alma konusundaki çalışmaları gibi yatırımcılar da doğru girişimi belirleyebilmek için çeşitli çalışmalar yapıyor, farklı noktaları değerlendiriyor.

Bu anlamda yatırım kararlarını etkileyen faktörler arasında; girişimin vadettiği başarı ve sahip olduğu potansiyel kadar, girişimcinin istekliliği, tutkusu ve çalışmaları da yer alıyor. Hatta gözlemlerime dayanarak, pek çok yatırımcının, girişimin kendisinden çok girişimcinin kendini nasıl anlattığına dikkat ettiğini söyleyebilirim. Çünkü bir girişim fikrinin potansiyeli kadar o girişimi geliştirecek ve karlı hale getirecek olan girişimcinin yönetim yeterliliği de son derece önemli.

Peki, bir girişimci olarak kendinizi doğru anlatmak ve yatırımcıyı ikna etmek için her türlü stratejiyi denerken, potansiyel yatırımcınızın aklından neler geçiriyor? Yatırımcılar, girişimcilerde hangi özellikleri arıyor?

(daha&helliip;)

Girişimciliğe Soyunanlara İş Dünyası Hakkında Öneriler

İş Dünyası Hakkında Öneriler
İş Dünyası Hakkında Öneriler

Girişimciliğe yeni adım atanların ilk karşılaştıkları zorluk genellikle iş yükü oluyor. Özellikle girişimciliğe atılana kadar yönetici ya da herhangi bir firmanın çalışanı olarak iş hayatını sürdüren kişiler, kendi işlerini kurmaya karar verdiklerinde her zamankinden farklı bir iş temposuyla karşılaşıyor.

Birçok konuda yapmaları gereken pek çok çalışma olduğunu gören girişimciler verimlilik ve zaman yönetimi konusunda problem yaşamamak için günlük, haftalık ve aylık çalışma planı yapabilir. Bu anlamda girişimcilerin bazı işleri birlikte çalıştıkları kişilere ya da konunun uzmanlarına delege etmesi de faydalı olabilir. Ancak yine de sıfırdan bir iş kurmak ve onu başarılı hale getirmek uzun bir süreç. Bu süreçte verimlilik konusunda iş hayatını planlayacak bazı önerilere ihtiyaç duyulabilir.

Ben de gözlemlerimden yola çıkarak girişimciliğe yeni adım atanların günlük iş hayatını daha düzenli ve verimli hale getirecek ipuçlarını bir araya getirdim…

(daha&helliip;)

Girişimcilerin Duydukları Anda Unutmaları Gereken En Kötü Tavsiyeler

Girişimcilere Kötü Tavsiyeler
Girişimcilere Kötü Tavsiyeler

Girişimciliğe yeni adım atanlar için sektördeki tecrübeli kişilerden ve yakın çevrelerinden aldıkları tavsiyeler çok değerli. Ancak bazı tavsiye ve fikirlerin girişimcileri yanlış yönlendirdiğine de zaman zaman şahit oluyoruz. Hele ki Türk insanının tam olarak bilmediği bir konuda  da olsa fikrini söylemekten kaçınmadığını düşünürsek, girişimcilerin tavsiye alma konusunda seçici olmasının önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.

Hata yapmak girişimciliğinde doğasında var. Ancak yaptığınız hataların başkalarının tavsiyelerinde değil, kendi fikirlerinizdeki eksikliklerden kaynaklanması çok daha doğru olur. Böylece yaptığınız hatalardan dolayı başkasını suçlama yoluna gitmeden kendi yanlışlarınızdan ders çıkarabilirsiniz.

Tam da bu noktada iyi ve kötü tavsiyeleri ayırabilmenin önemi ortaya çıkıyor. Özellikle genç ve tecrübesiz girişimciler için kötü tavsiyeleri fark edebilmek son derece önemli. Peki, girişimcilere en sık yapılan kötü tavsiyeler neler?

İşte girişimcilerin duydukları anda unutmaları gereken tavsiyeler… (daha&helliip;)

Girişimcilerin Yatırım Aldıktan Sonra İzlemesi Gereken Süreç

Yatırımdan Sonra
Yatırımdan Sonra

Aradığınız yatırımı sonunda buldunuz, peki şimdi ne olacak?
Birçok girişimci yola girişimi için yatırım bulma ve işini bu yatırımlarla büyütme hayalleriyle çıkıyor. Eğer girişimci; doğru zamanda, doğru bir stratejiyle, doğru kişilere ulaşabilirse bu yatırımı bulmak fazla zaman almıyor. Girişimcinin hayali bu noktada sona eriyorsa yani yatırımı nasıl kullanacağına dair bir planı yoksa, üzülerek söylemeliyim ki bulunan yatırım, girişim fikrini hayata geçirmek ya da büyütmek için yeterli olmuyor.

Yatırım almak bir başarı göstergesi olsa da girişimcinin kendini kanıtlamak için asıl bu noktadan sonra var gücüyle çalışması gerekiyor. Çünkü yatırımcının da girişimi desteklemedeki amacı bir şekilde kâr elde etmek. Üstelik her ne kadar “melek yatırımcı” gibi bir ifadeyle yatırımcının rolü yumuşatılmış gibi görünse de birçok yatırımcı, parasının nereye ve nasıl harcandığı konusunda baskıcı bir tavır sergileyebilir. Bu da demek oluyor ki girişimcileri yatırım sonrasında son derece stresli bir süreç bekliyor.

Peki, bu süreçten alnının akıyla çıkmak isteyen girişimciler neler yapabilir?

(daha&helliip;)

Neden girişimci olmamalısınız?

Eğer yeni ve yoğun bir haftaya başlayacağınızı düşünerek Pazartesi sendromuna Pazar gününden giriyorsanız, alışagelmiş iş hayatı düzeninin insan doğasına aykırı olduğunu hayatınız boyunca

Kimler Girişimci Olmamalı?
Kimler Girişimci Olmamalı?

en az bir kez düşünmüş olabilirsiniz.

Şikayetçi olduğumuz hafta içi belirli saatlerde çalışma düzeni elbette dünya oluştuğundan bu yana böyle değil. İnsanların kentleri doldurmadan önce sadece tarım ve hayvancılıkla uğraştığı dönemlerde sabah 8 akşam 5 düzeninde çalışılmıyordu elbette. Nasıl geçmiş zamanların yaygın düzenleri değiştiyse bugünün şartları da bir gün değişecek. Ancak siz o günü beklemeden kendi işinizin patronu olup bu düzeni kendiniz için değiştirebilirsiniz.

Bugüne kadar neden bir girişimci olmanız gerektiğinden ve başarılı bir girişimci olmak için neler yapmanız gerektiğinden, girişimcilerin temel özelliklerinden birçok kez bahsettim. Peki, kimler girişimci olmamalı?

(daha&helliip;)

2015 yılında kendi işini kurmak isteyenlerin bilmesi gereken trendler

2015'in Girişimcilik Trendleri
2015’in Girişimcilik Trendleri

2014 yılında yaşanan birçok önemli gelişme girişimleri etkiledi ve girişimcilere ilham kaynağı oldu. 2015 yılı da yeni girişimler açısından oldukça hızlı başladı.

Küresel anlamda yaşanan ekonomik çalkantıların da yavaş yavaş durulması kendi işine yönelmek isteyen girişimcilere cesaretlendiriyor. Eğer siz de aklınızdaki iş fikrini hayata geçirmeyi planlayan bir girişimciyseniz 2015’in bu yönden oldukça doğru bir zaman olduğunu söyleyebilirim.

Eğer yeni bir iş üzerinde çalışmaya başladıysanız içinde bulunduğunuz dönemin trendlerini yakından incelemek doğru bir başlangıç yapmak için faydalı olabilir. Peki, 2015 yılında iş dünyasına yön verecek en önemli trendler neler? Kendi gözlemlerim doğrultusunda bu anlamda önemli trendleri 4 başlık altında bir araya getirdim.

(daha&helliip;)

Daha üniversitedeyken nasıl girişimci olunur?

 

Üniversitede Girişimci
Üniversitede Girişimci

Teknoloji ve internetin sağladığı olanaklar ile artık bir iş fikrini hayata geçirebilmek için uzun yıllar çalışarak para ve tecrübe sahibi olmak artık girişimci olmanın bir şartı değil. Bugün pek çok kişi çok düşük sermayelerle fikirlerini bir girişime dönüştürebiliyor, eğer ihtiyacı varsa bu noktadan sonra yatırıma da eskiye göre daha kolay ulaşabiliyor.

Girişimciliğe adım atmanın bu denli kolay hale gelmesi henüz üniversite öğrencisi olan birçok genci kendi işini kurma yolunda planlar yapmaya teşvik ediyor. Dünyadaki başarı hikayelerin verdiği ilhamla birçok genç önce iş hayatına atılıp para ve tecrübe kazanma gereği duymadan güvendikleri fikirleri hayata geçirerek kendi işlerinin patronu olma hayalini kuruyor.

Diğer yandan iş hayatı ve okul arasındaki dengeyi kurarak her ikisinde de başarılı olmak elbette kolay değil. Ancak imkansız da değil… Birçok platformda girişimci ruhu taşıyan gençlerle bir araya gelme fırsatı buluyorum ve sık sık henüz üniversitede okurken nasıl girişimci olabileceklerini soruyorlar. İşte bu konuda önerilerim…

(daha&helliip;)

Büyük Sorumluluk: Datacenter ve Hosting işi

Biraz önce twitter üzerinde bir mesaj ile bu konu aklıma geldi, yıllar önce, önce müşteri daha sonra dostumuz olan bir arkadaşımızın yorumu canlandı gözümde. Yaptığımız işin ne kadar ağır ve zor bir sorumluluk olduğunu belirtmiş ve bize iyi cesaret demişti. O zamanlar pek anlam verememiştim, sonuçta alelade bir iş, sürekli yaptığımız ve içinde yaşadığımız bir durum olduğundan dışardan bir göz ile konuya bakma becerisini kazanamıyorsunuz. Şahsen işe ilk giriştiğim günlerde dahi kullandığım ana slogan: “%100 Sorun yaşamamayı garanti edemeyiz, fakat sorun yaşandığında %100 işin başında ve çözmek için çalıştığımızı garanti edebilirim” idi.

Datacenter Down!
Datacenter Down!

İşin ağır ve ezici sorumluluğunu sizlerle paylaşmak, alınması gereken önlemlerin sonuçlarını biraz olsun sizlerin gözündede canlandırmak istiyorum. Bahsedeceğim senaryoların tamamı ülkemiz şartlarına özel şartlardır. Dünya genelinde bu konuların bazıları daha basit çözümlere sahip olsa da ülkelere göre özel ağır sorumluluklar ve sorunlar söz konusudur. Yazımın devamında paylaşacağım bilgiler bir mühendis veya sektör standartları adına dökümantasyon olmaktan çok tamamen kendi şahsi görüşüm ve deneyimlerime dayanmaktadır.

(daha&helliip;)

İş planı ve Yatırımcı Sunumu olmayan girişim yatırım alabilir mi?

Bu konu hakkında düşünürken detaylı bir iş planı oluşturma ve yatırımcı sunumu örneğini paylaşmanın daha doğru olacağını farkettim, önümüzdeki haftalarda örnekler ile bunu paylaşıyor olacağım.

bp1Girişimcilerin büyük kısmı için şu dünyadaki en önemli şey kendi girişimleri. Çoğu girişimleri ile yatıp, onunla kalkıyor, hatta yeri geliyor bu yüzden sosyal yaşamlarını bir kenara itiyorlar.

Yapmak istedikleri şey; girişimlerini bir an önce hayata geçirmek ve hayallerinin ete kemiğe büründüğünü görmek. Bu sırada işlerin istedikleri seviyeye ulaşması için yatırıma ihtiyaç duyanlar ve bunun için de kendini anlatmak zorunda kalabiliyorlar. (daha&helliip;)

Kendi işinizi kurmak hiç bu kadar kolay olmamıştı – 1

Startup
Startup

İlk başta sadece bir yazı olarak düşündüm, fakat yazdıkça aklıma yeni bölümler ve bu bölümler için yeni fikirler geldikçe konuyu yazı dizisi şeklinde paylaşmayı doğru buldum. Seriye “Kendi işinizi kurmak hiç bu kadar kolay olmamıştı!” adını vererek başlamak istiyorum. Öncelikle genel konudan bahsedeceğim, bir sonraki yazıda şirketleşme nasıl olmalı veya olmalı mı ile devam edip, sonrasındaki ürünleştirme, tanıtım, müşteri ilişkileri, pazarlama, reklam, iş takibi konularına değinmeye çalışacağım. Ben yazarken ve kafamda düşünürken büyük keyif aldım, umarım sizinlede aynı keyfi paylaşıyor olurum.

Başarılı olacağını düşündüğünüz bir işi hayata geçirmek yani girişimcilik günümüzde hiç olmadığı kadar kolaylaştı. Eğer fikrinize gerçekten güveniyorsanız ve yeterli motivasyona sahipseniz artık büyük sermayelere sahip olmadan da başarılı olacak bir işin ilk adımlarını atabilirsiniz.

Bu konuda özellikle internetin sunduğu fırsatlar girişimcilerin işini kolaylaştırıyor. İster bir internet girişimi olsun isterse geleneksel yönteme ilişkin bir iş fikri, girişiminizin başarısını destekleyecek pazarlama faaliyetleri için dijital platformların sunduğu avantajlardan yararlanmanız gerekiyor.

Girişimcilere, düşük maliyetli ya da ücretsiz pazarlama ve dünya çapında potansiyel müşterilere ulaşma konusunda önemli avantajlar sağlayan internet, “kendi işinin patronu olma” hayalini gerçeğe dönüştürmeyi kolaylaştırıyor.

(daha&helliip;)

Yeni nesil girişimler: Ofis yok, yönetici yok, mesai saati yok

Teknolojinin iş yapış şekillerini değiştirmesi, çalışma ortamına ilişkin standartların da gözden geçirilmesini ve yeniden düzenlenmesini sağlıyor. Çalışma ortamı denildiğinde akla gelen tüm standartlar yavaş yavaş değişmeye başladı. Özellikle Apple, Google, Yahoo gibi teknoloji firmalarının öncülük ettiği yeni iş yapış şekilleri bu firmaların izlerini takip ederek sektöre yeni adım atan girişimlere de ilham kaynağı oluyor.

Artık tasarımcılar, bilişim ve yazılım mühendisleriyle dolu kadroların yönetilmesi ve iş planlarının yapılması, eskiden olduğu gibi sektör ve iş hakkında hiçbir şey bilmeyen ama yöneticilik tecrübesine sahip kişilerin eline bırakılmıyor. Hatta bu kişilerin sadece raporlama yapabilmek için belirli bir yöneticiye bağlı olması bile gerekmiyor. Sık sık toplantılara katılması, sabah 08.00 akşam 17.00 saatleri arasında aynı masada oturarak çalışması gibi yaratıcılığı ve iş motivasyonunu düşüren alışkanlıklar da artık yeni girişimlerin çalışma rutinleri arasında değil.

(daha&helliip;)