Skip to main content

Datacenter servis kalitesi anlaşması SLA nedir?

SLA(Hizmet-Servis kalitesi anlaşması ve seviyeleri) bir hizmet, servis almak istediğinizde satın aldığınız hizmetlerin çalışma şeklini, servisi satan şirketin size hizmet verme süreçlerini ve yapısını belirleyen anlaşmadır. Bu anlaşma hizmetin nasıl sağlanacağını ve sorumlulukları belirler.

Örnek olarak ekmek fırınından ekmek satın aldığınızda sağlanan SLA kabaca kullanılan un kalitesi, ekmeğin ağırlığı, temizliği şeklindedir. Eğer 200 Gram olması gereken anlaşma yaptıktan sonra size 100 Gram ekmek satılıyorsa bu haksızlıktır, hakkınızı yasal mecralarda aramanız ve sorunu çözmeniz oldukça kolaydır. Datacenter hizmetlerinde bu durum çok güzel bir örnektir. Genelde ülkemiz müşteri kitlesi ucuz hizmeti tercih etmektedir ve 100 Gramlık ekmek parası ödeyerek 200 Gramlık ekmek talep eder.

Devamını Oku

Strato, GoDaddy, x,y,z ve daha niceleri…

Strato
Strato

Yaklaşık 2-3 hafta önce Alman hosting sağlayıcısı Strato’nun ülkemizde hizmet vermeye başlayacağı ve bu konuda lansman planı konusundan haberdar oldum. Merak edip biraz kurcalamıştım. Sonrasında daha önceden ülkemizde servis vereceğini paylaşan Godaddy ve ResellerClub firmalarının lasman öncesi ve sonrası durumlarını incelemek istemiş fakat bir türlü zaman bulamamıştım.

Bugün Strato’nun lansman notlarını incelerken aklıma takılan notları işten biraz anladığımı düşünerek yorumlamak istedim.

 

Edirne’den sonra bu iş çok kolay görünüyor.

Öncelikle Edirne sınırını geçtikten sonra Hosting, Verimerkezi, Cloud gibi işler nedendir? Havasından mı suyundan mı, seferilik durumunun hafifliğinden mi bilemiyorum pek bir kolay görünüyor gözlere. Her yurtdışı seyahatimde binbir değişik fikir ve ürün ile ofise geri döndüğüm günleri hatırlarım. Öncelikle teknik müdürüm ve yazılım ekibim hortlak görmüş gözlerle beni izlerdiler. Hele hele çağrı merkezi ve operasyon ekibinin bembeyaz yüzlerini hatırlıyorum ki… Öncelikle arkadaşların .com.tr alan adları ya yok, ya da ciddiye alınıp bir siteye bağlanmaya gerek bile duyulmamış.

Sorun: Avrupalı veya Amerikalı rakiplerimiz hep gelişmiş ülkenin gelişmiş müşteri portföyünün ekmeğini yemeye alıştıklarından hizmet ve kapsamı konusundaki ülkemize has değerlerin farkına varamıyorlar.

Devamını Oku

Ddos saldırısından öğrenmemiz gerekenler

Geçen hafta yaşanan Ddos saldırılarının hedefi sırasıyla ülkemizin sahip olduğu .tr alan adı kökünün yöneticisi ODTÜ ve ardından köklü bankalarımız oldu. Yıllardır .tr alan adı ticareti üzerinden 400 bin den farklı alan adı sağlamış ve kabaca yıllık 10 milyon TL üzerinde bir gelire sahip. Odtü’nün bu stratejik önemi Türk İnternet Dünyasının en riskli varlığı olduğunu gösterdi. .TR alan adı cevap vermezse tüm Türk siteleri ulaşılamaz oluyor.

Peki Bankalarımız? Geçen hafta yaşanan saldırıların 2. dalgasında ülkemizin büyük bankaları hedef oldular. Bir kaç gün devam eden saldırı süresinde erişilemez duruma geldiler. ATM cihazları, Pos sistemleri çalışmadı. Pek çok elektronik ticaret mecrasının sanal pos sistemleride bu sorundan etkilendi ve neredeyse tahsilat yapılamaz duruma gelindi. Ticaret hayatı büyük oranda aksadı.

Saldırılar ne zaman başladı? 

Aslında saldırılar yıllardır var, fakat 14 aralıkta ilk defa gerçek iş hayatını bu oranda etkiledi ve gündem haline geldi. Bu konu gündemi meşgul ederken sadece siber saldırıların gerçek ekonomiye olan etkisinden değil dijital ekonominin gerçek ekonomiye olan etkisinden de bahsetmemiz gerekiyor.

Bir web sitesinin çalışması, bir mobil uygulamanın çalışabilmesi için hizmet almak zorunda olduğunuz  Telekomünikasyon hizmetlerinin alt yapı bölümünde kesin olmayan cirosu yaklaşık 250 Milyon TL dir. Geleneksel ticaret ve sanayi boyutlarını düşünürsek oldukça ufak görünüyor. Rakamın ufaklığı sebebiyle hükümet programında hiç bir zaman stratejik olarak yer almayan ve riskli varlık olarak görünmeyen bu sektörün aslında ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görmüş oluyoruz.

Devamını Oku

Datacenter işinin Türkiye ile sınavı

Datacenter Tasarımı
Datacenter Tasarımı

2004 yılında Hosting işi için kurduğum, sonrasında gelişmeleri takip etmek zorunda kalarak Datacenter, Cloud, CDN gibi alanlara da giriş yaptığım şirketimi 2013 yılında dünyanın en büyük 2. Datacenter işletmecisine sattım. Bu süreç sonrasında 15 ay yönetici olarak görev yaptım ve sonrasında fikir ayrılıkları sebebi ile ‘kovuldum’. Sonrasında pek çok sektörde şimdilik 15 ten fazla şirkete yatırımcı olarak hayatıma devam etmeye karar verdim. Bu noktada para kazanmak ama nasıl? başlıklı yazımı okumanızı tavsiye ederim. Birazdan sizinle paylaşacaklarım Ülkemizin Datacenter sektörü ile imtihanı hakkındaki kişisel yorumlarımdır. Örnekler ile anlatmaya çalışacağım konular tamamen hayal ürünü olup kişi veya kurumlar ile alakası yoktur.

Kişisel olarak ülkemiz içerisinde bir verimerkezinde ortak olmuş fakat aktif rol üstlenmemekteyim. Yurtdışında ise Amerika ve İngiltere merkezli yabancı bir Cloud şirketine ortak durumdayım. Buna ek olarak Cloud, CDN, Hosting, Datacenter, Dedicated Server gibi servislerin yönetimini sağlayan bir yazılım şirketinde de yatırımcı durumundayım.

Devamını Oku

Bulut Bilişimin Geleceği

Bulut Bilişimin Geleceği
Bulut Bilişimin Geleceği

Bulut bilişimde son yıllarda yaşanan gelişmeler ve hem son kullanıcıların hem de işletmelerin bu alana yönelik artan talebi, bulut teknolojisinin geleceğini merak konusu haline getirdi. Yapılan araştırmalar 2020 yılına kadar tüm uygulamaların dörtte birinin bulut üzerinden kullanılabilir olacağı yönünde.
Küresel çapta bakıldığında işletmelerin yüzde 58’i bulut hizmetlerine yıllık bütçelerinin yüzde 10’unundan fazlasını harcıyor. Ayrıca çok değil 2017 yılına kadar iş dünyasına ait tüm verilerin yaklaşık dörtte üçünün bulut veri merkezlerinde depolanacağı ön görülüyor. Tüm bu rakamlar bulut bilişimin yakın gelecekte inanılmaz bir hızla büyüyüp form değiştireceğini gösteriyor. Şimdi gelin bu konudaki diğer beklentilere yakından bakalım…

Devamını Oku

Veri Merkezi Yönetenlerin Baş Etmesi Gereken Zorluklar

Datacenter Zorlukları
Datacenter Zorlukları

Binlerce, belki on binlerce kişinin, firmanın tüm data’larının sorumluluğunu taşımak az bir iş değil. Dışarıdan baktığınızda belki özünde sadece sıfır ve birlerden oluşuyor gibi görünse de o veriler bir şirketin tüm varlığını oluşturuyor olabilir. Bu sorumluluğun ağırlığını sırtında taşırken, bir veri merkezi yöneticisi aynı zamanda karlı bir iş kurmak ve sürdürmek zorunda. Yeni teknolojiler hızla gelişirken çağın gerisinde kalmamak, işlevini yitirmiş donanımları hızla değiştirmek, bu sırada sürekli olarak da uptime’ı en üst düzeyde tutmak şart. İşte bir veri merkezi yöneticisinin 7/24 baş etmesi gereken zorluklar…

Devamını Oku

Büyük Sorumluluk: Datacenter ve Hosting işi

Biraz önce twitter üzerinde bir mesaj ile bu konu aklıma geldi, yıllar önce, önce müşteri daha sonra dostumuz olan bir arkadaşımızın yorumu canlandı gözümde. Yaptığımız işin ne kadar ağır ve zor bir sorumluluk olduğunu belirtmiş ve bize iyi cesaret demişti. O zamanlar pek anlam verememiştim, sonuçta alelade bir iş, sürekli yaptığımız ve içinde yaşadığımız bir durum olduğundan dışardan bir göz ile konuya bakma becerisini kazanamıyorsunuz. Şahsen işe ilk giriştiğim günlerde dahi kullandığım ana slogan: “%100 Sorun yaşamamayı garanti edemeyiz, fakat sorun yaşandığında %100 işin başında ve çözmek için çalıştığımızı garanti edebilirim” idi.

Datacenter Down!
Datacenter Down!

İşin ağır ve ezici sorumluluğunu sizlerle paylaşmak, alınması gereken önlemlerin sonuçlarını biraz olsun sizlerin gözündede canlandırmak istiyorum. Bahsedeceğim senaryoların tamamı ülkemiz şartlarına özel şartlardır. Dünya genelinde bu konuların bazıları daha basit çözümlere sahip olsa da ülkelere göre özel ağır sorumluluklar ve sorunlar söz konusudur. Yazımın devamında paylaşacağım bilgiler bir mühendis veya sektör standartları adına dökümantasyon olmaktan çok tamamen kendi şahsi görüşüm ve deneyimlerime dayanmaktadır.

Devamını Oku

Veri merkezleri felaketlere karşı ne kadar güvenilir?

Veri merkezleri sel, kasırga, deprem gibi doğal felaketlere karşı nasıl korunuyor. İşte Amerika’dan örneklerle veri merkezlerinin önlem mekanizmaları…

Veri merkezleri doğal felaketlere karşı nasıl korunuyor?

Veri merkezleri (data center) herhangi bir doğal afet durumunda zarar görmemek için çok büyük yatırımlar yapıyor. Deprem, sel gibi elverişsiz iklim koşullarından ve doğal felaketlerden etkilenmemek için yapılan bu yatırımlar ilk bakışta küçük ihtimaller üzerine yapılanan, fazla korumacı bir yaklaşım gibi görünse de bu çapta bir felaketin ne zaman meydana geleceğini ve hasarın ne olacağını kestirmek mümkün değil.

Devamını Oku

2014’te bulut sistemler veri merkezlerini tahtından etti

2014 yılı bulut depolama ve işletim sistemlerinin daha önce hiç olmadığı kadar çok gündemde olduğu bir yıl oldu. Ülkemizde henüz veri merkezli (data center) hizmetlerin yerini alacak kadar ilgi görmese de dünya 2014 yılı içinde büyük oranda bulut sistemlere yöneldi.

Bu değişiklik IBM gibi şirketleri yeni yatırımlar yapmaya ve veri merkezine odaklı bir yapıdan bulur sistemine geçiş yapmaya zorladı. Bu geçiş sırasında kaynak sıkıntısı ve çalışanların bulut odaklı çalışmalar konusunda yeterli seviyeye getirmelerine ilişkin bazı sorunlar baş gösterdi. Bu sorunları çözmek adına IBM x86 sistem çözümlerine ilişkin finansman ve bakım hizmetlerini sağlama konusunda Lenova ile işbirliğine gitti. Sistem p ve Sistem z donanımlarıyla ilgili de 2014 başında GlobalFoundries şirketiyle anlaştı.

Devamını Oku

İstanbul Hosting Festivali ve İzmir Workshop’ının ardından…

Hosting Festivaliİnternet sektörünün en önemli parçalarından biri olan hosting (barındırma) bildiğiniz gibi uzun yıllardır kişisel olarak katkı sağlamaya çalıştığım bir alan. Dünyada önemli bir yere sahip olan hosting sektörü, Türkiye’de ancak aşağı yukarı 10 yıldır var denebilir.

Bu kısa geçmiş ve hosting şirketlerinin yeterli seviyeye ulaşamaması bu iş kolunun ülkemizde bir “sektör” olarak anılmasını zorlaştırıyor. Yani aslında Türkiye’de “hosting sektörü” diye bir sektör ne yazık ki henüz neredeyse yok denecek kadar küçük.

Devamını Oku

Rusya’dan garip bir yasaklama hikâyesi

Bizler yıllar boyu internete özgürlük diyerek sesimizi duyurmaya çalıştık. Bazen kendi ülkemizdeki bazen de yabancı bir ülkedeki uygulamalara karşı sesimizi daima yükselttik. Ama bizim sesimiz yeterince yüksek çıkmazken yasakçı zihniyetin son ürünü de Rusya’dan geldi.

russia-language-explicit-ban.n

Rusya parlamentosu geçtiğimiz günlerde inanılması güç bir karara imza attı. Çin benzeri bir uygulamaya imza atan parlamentonun kararına göre bundan böyle kullanıcılarının kişisel verilerini depolamayan internet siteleri engellenecek ya da tamamen kapatılacak. Eğer karar yasalaşırsa bu Rusya’da faaliyet gösteren Google, Facebook, tüm çok uluslu şirketleri ve onların girişimlerini de olumsuz yönde etkileyecek.  Bu konudan etkilenmemek isteyen şirketlerin ise sunucularını Rusya sınırları içinde tutmaları gerekiyor.

Eylül 2016 itibariyle tam olarak yasalaşması beklenen uygulama Rusya Federasyonu’na bağlı tüm bölgelerde de geçerli olacak.  Bir yandan hem Rus şirketlerin hem de çok uluslu şirketlerin bu sürece geçiş için altyapılarını uyumlama anlamında da önemli miktarda bütçe ayırmaları da gerekecek.

56977

Rusya tarafından sızan bilgilere göre ise Edward Snowden’la başlayan süre. Karşısında Rusya’nın ulusal çıkarları doğrultusunda böyle bir karar imza attığı belirtiliyor. Ancak ulusal güvenlik ve insan hakları kavramlarını karşı karşıya getiren bu fikirlerin ne kadar uygulanabilir olduğu ise kesinlikle sorgulanmıyor. Bu kafayla gidildiği sürece de bazı şeylerin sorgulanmaması sanırım hepimiz için tek çıkar nokta olarak gündemimizdeki yerini alacak.

Bu duruma ek olarak Rusya içerisindeki Datacenter operasyonlarının legal ve operasyonel sorunları yüzünden Rus pazarını hedefleyerek civardaki ülkelere yatırım yapan büyük Datacenter firmaları içinde büyük bir hayal kırıklığı olacağa benziyor. Tabi bu durumun ülkemize de benzer zarar vereceğini hatırlatmak gerek.

Ülkemizde Verimerkezi Sektör Hacmi ve Diğerleri

Ülkemiz Verimerkezi sektörünün hacmi IDC raporlarına göre 2011 yılında 140-160 milyon USD seviyelerindedir. Bu rakamlarda aslan payını IBM, Koç Sistem gibi aslında asli olarak internet verimerkezi operasyonları yönetmeyen, daha çok kurumsal pazarda yazılım ve servis çözümü sunan operasyonlar almaktadır.

Datacenter

SadeceHosting Datacenter

Son 2 yıllık gelişime göre internet verimerkezi payı ortalama 150 milyon USD lik pazarın şimdilik sadece 50-60 milyon USD seviyelerinde yer almaktadır.

60 milyon USD çok para mı? Bence değil, örnekleri inceledikçe bunun değerlemesinin önemini ve boyutlarını daha iyi anlatmaya çalışacağım.

Devamını Oku

Türkiye Verimerkezi Pazarı (gayri resmi)

Ülkemizde bu yazıyı hazırladığım dönemde kişisel bilgilerim ve ilişkilerime dayanarak hazırladığım dökümanı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Öncelikle ülkemizde resmi olmayan bilgilerime göre public servis sağlayan 45 civarında verimerkezi, 180 civarında ISS şirket bulunmaktadır. Gerçek anlamda internet erişimi sağlayan ve bu konuda tüm sertifikasyonlara sahip şirket sayısı ise 14 adettir.

Devamını Oku