Skip to main content

Kendi işinizi kurmak hiç bu kadar kolay olmamıştı – 1

Startup
Startup

İlk başta sadece bir yazı olarak düşündüm, fakat yazdıkça aklıma yeni bölümler ve bu bölümler için yeni fikirler geldikçe konuyu yazı dizisi şeklinde paylaşmayı doğru buldum. Seriye “Kendi işinizi kurmak hiç bu kadar kolay olmamıştı!” adını vererek başlamak istiyorum. Öncelikle genel konudan bahsedeceğim, bir sonraki yazıda şirketleşme nasıl olmalı veya olmalı mı ile devam edip, sonrasındaki ürünleştirme, tanıtım, müşteri ilişkileri, pazarlama, reklam, iş takibi konularına değinmeye çalışacağım. Ben yazarken ve kafamda düşünürken büyük keyif aldım, umarım sizinlede aynı keyfi paylaşıyor olurum.

Başarılı olacağını düşündüğünüz bir işi hayata geçirmek yani girişimcilik günümüzde hiç olmadığı kadar kolaylaştı. Eğer fikrinize gerçekten güveniyorsanız ve yeterli motivasyona sahipseniz artık büyük sermayelere sahip olmadan da başarılı olacak bir işin ilk adımlarını atabilirsiniz.

Bu konuda özellikle internetin sunduğu fırsatlar girişimcilerin işini kolaylaştırıyor. İster bir internet girişimi olsun isterse geleneksel yönteme ilişkin bir iş fikri, girişiminizin başarısını destekleyecek pazarlama faaliyetleri için dijital platformların sunduğu avantajlardan yararlanmanız gerekiyor.

Girişimcilere, düşük maliyetli ya da ücretsiz pazarlama ve dünya çapında potansiyel müşterilere ulaşma konusunda önemli avantajlar sağlayan internet, “kendi işinin patronu olma” hayalini gerçeğe dönüştürmeyi kolaylaştırıyor.

 

Girişimcilik ve internet arasındaki güçlü bağ

Businessman removing a wooden card reading Start up from his pocGüvendiği fikri hayata geçirmek isteyen girişimci ruha sahip kişilerin önüne çıkan ilk engel genelde sermaye olur. Çünkü sermaye bir iş kurmak için gereken ilk ve en önemli ara. Elbette internet girişimi kurmak ya da pazarlama faaliyetleri için artık sermayeye ihtiyacınız yok diyemeyiz. Ancak bu ihtiyaç artık ulaşılamaz boyutlarda değil.

Sık sık şahit olduğumuz gibi artık ufak sermayelerle yola başlayan girişimciler “start up” evresinde ya da sonrasında önemli yatırımlar alarak beklenenin çok üstünde başarılar elde edebiliyor.

Girişimlerin büyümesini sağlayan dijital pazarlama faaliyetlerinin artık “sadece parası olan reklam verebilir” algısından çok ileriye taşındığını görüyoruz. Facebook, Twitter, Instagram, YouTube… Küçük adımlarla başlayan girişimizi büyütmek için kullanabileceğiniz bu kanalların hepsi ücretsiz. Ücretli internet reklamlarından destek almak da televizyon, gazete gibi geleneksel reklam kanallarında yer almaktan çok daha düşük maliyetli.

Rekabet ortamı içinde rakip analizi

İnternetin girişimciliği kolaylaştıran bir diğer avantajı da artık her türlü rakip analizinin çok daha kolay şekilde yapılabiliyor olması. Rakiplerinizi tanımak ve onlardan farklılaşarak bir pazarlama stratejisi oluşturmak mı istiyorsunuz? O halde tüm analiz çalışmaları bilgisayarınız hatta akıllı telefonunuz kadar uzakta. Hem kendi girişiminizi takip edebileceğiniz analiz araçları hem de rakiplerinizin pazarlama faaliyetlerini rapor gibi önünüze seren sosyal medya platformları işinizi “çocuk oyuncağı” boyutuna indirgemese de son derece kolaylaştırıyor.

Araştırmak ve başarıya inanmak

Tüm bunlar gösteriyor ki artık girişimci olmak için öncelikle düşünmeniz gereken nokta sermaye değil iş fikri. Gerçekten ihtiyaca cevap veren ya da ihtiyaç algısı oluşturacak bir ürün veya hizmete yönelerek bu fikri benimsemeniz ve başarılı olacağına inanarak yola çıkmanız gerekiyor. Bundan sonraki adımlarda internet, gelişen teknoloji ve girişimcilik ekosistemi size çok farklı fırsatlar ve çözümler sunuyor.